Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/8591 · K. 2022/2797
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/8591 K. 2022/2797

E. 2021/8591K. 2022/279728 Mart 2022
satış bedeliiadesatış sözleşmesisözleşmenin iptalitazminataraç satış sözleşmesinin iptalitazminat davasıbedel tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı şirket; davalıdan 02/11/2011 tarihinde 60.000 Euro bedelle satın aldığı aracı 07/11/2013te dava dışı ...a sattığını, ...ın ise 18/12/2013te aracı dava dışı ... isimli şirkete devrettiğini, aracın 2014 yılının 3.ayında kaçak olduğu gerekçesiyle polis tarafından yakalanarak el konulduğunu, ...ın ... şirketine yasal faizi ile birlikte 177.000 TL ödediğini ve sonrasında aleyhlerine 07/11/2013 tarihli araç satış...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2021/8591 E. , 2022/2797 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ İHBAR OLUNANLAR :

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı şirket; davalıdan 02/11/2011 tarihinde 60.000 Euro bedelle satın aldığı aracı 07/11/2013te dava dışı ...a sattığını, ...ın ise 18/12/2013te aracı dava dışı ... isimli şirkete devrettiğini, aracın 2014 yılının 3.ayında kaçak olduğu gerekçesiyle polis tarafından yakalanarak el konulduğunu, ...ın ... şirketine yasal faizi ile birlikte 177.000 TL ödediğini ve sonrasında aleyhlerine 07/11/2013 tarihli araç satış sözleşmesinin iptali ile bedelin tahsili için açtığı dava sonucunda mahkeme kararı gereğince ...a 155.000 TL ile birlikte faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri toplamı 187.485,19 TL ödediğini, şirketin iyi niyetle ve resmi kayıtlara güvenerek aracı satın aldığını, aracın ayıplı olduğunu ve ayıp sebebiyle zarara uğradığını iddia ederek, şirket tarafından mahkeme kararı gereğince ... ...'e ödenen 187.485,19 TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; ithalatçıdan satın alınan araç için resmi belge ve kayıtlara güven ilkesi gereğince hareket ettiğini, araçta ortaya çıkan ayıba ilişkin herhangi bir kusuru veya ihmali olmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıba ilişkin mevzuatta öngörülen derhal bildirim şartına uyulmadığını, davacının ithalatçıya dava açması gerektiğini, davanın kötü niyetli açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç bedelinin satış tarihindeki değerinden davacının elde ettiği menfaatlerin mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; aracın gizli ayıplı olması sebebiyle satıcının alıcının zararını gidermek zorunda olduğu, mahkeme kararı ile oluşan alacak miktarı ve zararları ödemek zorunda kalan davacının zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca kendisine aracı satan kişiye başvurabileceği, talep edilen miktarın ödenen miktar ve zarar olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; somut olayda ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerektiği, zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının zararının kesinleşmiş mahkeme ilamı ve ödeme belgesi ile dava değeri kadar olduğu ve davalı yanca da satış bedeli para üzerinde tasarruf edilerek menfaat elde edildiğinden davalının elde ettiği menfaatlerin mahsubu gerekmediği gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi...

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/8595 · K. 2022/4947

24 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/8976 · K. 2022/5158

27 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/8056 · K. 2022/5531

7 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/7331 · K. 2022/5281

31 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2475 · K. 2022/4162

26 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/8728 · K. 2022/6037

21 Haziran 2022