Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifte iki dairenin maliki olduğunu, yapılan genel kurallarda ödenecek aidat ve ek ödemelerin belirlendiğini, tüm üyelerin genel kurula davet edildiğini ve alınan kararlardan bilgilendirildiklerini, davalının iki dairesinin evvelce tek bir dubleks mesken iken ifraz sonrasında dubleks meskenini iki ayrı müstakil daire haline getirdiğini ve ayrı ayrı numaralandırıldığını, davalının tek konutunun aidatını ödediğini, diğer konutunun aidat ve genel kurul kararınca belirtilen sair ek ödemeleri yerine getirmediğini ileri sürerek 4.063,00 TL alacağın genel...
6. Hukuk Dairesi 2021/2339 E. , 2022/1673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifte iki dairenin maliki olduğunu, yapılan genel kurallarda ödenecek aidat ve ek ödemelerin belirlendiğini, tüm üyelerin genel kurula davet edildiğini ve alınan kararlardan bilgilendirildiklerini, davalının iki dairesinin evvelce tek bir dubleks mesken iken ifraz sonrasında dubleks meskenini iki ayrı müstakil daire haline getirdiğini ve ayrı ayrı numaralandırıldığını, davalının tek konutunun aidatını ödediğini, diğer konutunun aidat ve genel kurul kararınca belirtilen sair ek ödemeleri yerine getirmediğini ileri sürerek 4.063,00 TL alacağın genel kurul kararınca belirlenen aylık gecikme faizlerinin de hesaplanarak işlemiş ve davadan sonra işleyecek gecikme faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili taşınmazını ikiye böldüğü için iki adet taşınmazı varmış gibi aidat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, davacı kooperatif ile davalı arasında üyelik ilişkisi bulunsa de taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın genel giderlere ilişkin olduğu, bu nedenle TBK 147/5 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu nedenle zamanaşımına uğramamış olan bilirkişi raporu ile tespit olunan 3.654,00 TL asıl alacağının ve 1.601,00 TL işlemiş faizin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Usulü kazanılmış hak kavramı anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usulü müktesep hak müessesesi kanunda düzenlenmiş olmamakla beraber davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09/05/1960 T., 21/9; 04/02/1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Yargıtay içtihatları ile kabul edilen usulü kazanılmış hak olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma kararına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Mahkeme bozma kararıyla gösterilen yolu bırakarak, yeni içtihadı...