Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/508 · K. 2022/5190
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/508 K. 2022/5190

E. 2021/508K. 2022/519028 Mart 2022
idari yaptırım
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1) TCK'nin 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, TCK'nin 267/1. maddesinde tanımlanan iftira suçunun oluşması...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2021/508 E. , 2022/5190 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet

1) TCK'nin 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, TCK'nin 267/1. maddesinde tanımlanan iftira suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, sanık ...'nin, hırsızlık suçundan hakkında başlatılan soruşturmada görevli polis memurlarına ...'na ait kimlik bilgilerini vermesi üzerine ... hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise beraat kararı verildiği anlaşılmakla; sanığın polis memurlarına isminin ... olduğunu söylemesi nedeniyle ... hakkında iddianame düzenlenip dava açılmasına neden olmak şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nin 268/1. maddesinde tanımlanan ''başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı, 2) Kabule göre de; sanık hakkında üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihi ve 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.03.2022 tarihinde oy birl...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/5652 · K. 2022/5463

31 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/41605 · K. 2022/5191

28 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/38058 · K. 2022/11700

7 Haziran 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/39491 · K. 2022/4933

23 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/5171 · K. 2022/6669

18 Nisan 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2020/12823 · K. 2022/14490

17 Ekim 2022