Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden müşteki vekilinin temyizine yönelik yapılan değerlendirmede ; Temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, "Ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde; 5271 sayılı CMK'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı cihetle, yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 2-Sanık ... yönünden sanık vekili ile müşteki...
12. Hukuk Dairesi 2021/9960 E. , 2022/4109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek HÜKÜM : İstinafın esastan reddi, Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden müşteki vekilinin temyizine yönelik yapılan değerlendirmede ; Temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, "Ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde; 5271 sayılı CMK'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı cihetle, yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 2-Sanık ... yönünden sanık vekili ile müşteki vekilinin temyizine yönelik yapılan değerlendirmede ise ; Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede, İlk derece mahkemesince atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanığın beraatine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkmesince, istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d uyarınca ilk defa bölge adliye mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğinden kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/80048 nolu tebliğnamesindeki ; 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 5271 sayılı CMKnun 251. maddeleri uyarınca dosyanın Basit Yargılama Usulü yönünden değerlendirilmesi hususundaki bozma görüşüne ilişkin yapılan incelemede; Cebri icra hukuku maddi hukuktan kaynaklanan taleplerin devlet kuvveti ile zor kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesini sağlayan bir hukuk dalıdır ve borçlarını, zamanında ve rızaları ile yerine getirmeyen borçlulara karşı; alacaklıların, devlet kuvvetinin yardımı ile alacaklarına nasıl kavuşacağını düzenler. Alacaklı, özel hukuktan doğan hak ve alacağını, devlet adına üstün devlet gücünü kullanmaya yetkili İcra ve İflas Daireleri aracılığı ile alabilir. İcra dairesi, kişilerin özel hukuktan doğan alacaklarını tahsile çalışırken üstün devlet gücünü kullanmakta ve borçluların hak ve özgürlük alanına müdahale etmektedir. İcra dairesi , bir yandan özel hukuktan doğan hakların elde edilmesine yönelirken, bu yönelme işlemini kamu hukukunun araçlarıyla,...