Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/240 · K. 2022/388
YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/240 K. 2022/388

E. 2020/240K. 2022/38829 Mart 2022
bozma kararıön incelemetapu iptalitapu iptali ve tescil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin 31.10.2013 tarihli ve 2013/243 E. 2013/339 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/11866 E., 2015/3295 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme hükmü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği görüşüldü: 4. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2020/240 E. , 2022/388 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin 31.10.2013 tarihli ve 2013/243 E. 2013/339 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/11866 E., 2015/3295 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme hükmü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği görüşüldü: 4. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. 5. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinin 3. fıkrasında ise Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur hükmüne yer verilmiştir. 6. Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır. 7. Nitekim, Yargıtayın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2020 tarihli ve 2020/1-332 E., 2020/884 K.; 07.03.2019 tarihli ve 2019/13-113 E. 2019/248 K.; 10.12.2019 tarihli ve 2019/1-691 E. 2019/1319 K. sayılı kararları). 8. Somut olayda ilk derece mahkemesince Özel Dairenin bozma kararına karşı tesis edilen kısa kararda sadece 1-Mahkememizin 31.10.2013 tarihli 2013/243 E ve 2013/339 K sayılı ilamında hükümde direnilmesine, 2-Sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına, denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar kurulmamıştır.

9. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır. 10. Şu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır. 11. Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kısa kararı usule uygun karar değildir. 12. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan nede...

Benzer Kararlar

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2019/720 · K. 2022/836

7 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2018/842 · K. 2022/211

24 Şubat 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/83 · K. 2022/697

18 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/4803 · K. 2022/5308

30 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2019/725 · K. 2022/652

17 Mayıs 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2022/645 · K. 2022/982

22 Haziran 2022