Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.05.2017 tarih ve 2014/251 E- 2017/129 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/5 E- 2020/3 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya ait kablo platformunda yer alan TV ve radyo kanallarında, MÜYAP' ın repertuvarında yer alan eserlerin, 1.1.2013 ile 31.12.2013 tarihleri arasında izin alınmadan ve mali hak...
11. Hukuk Dairesi 2020/7666 E. , 2022/2582 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.05.2017 tarih ve 2014/251 E- 2017/129 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/5 E- 2020/3 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya ait kablo platformunda yer alan TV ve radyo kanallarında, MÜYAP' ın repertuvarında yer alan eserlerin, 1.1.2013 ile 31.12.2013 tarihleri arasında izin alınmadan ve mali hak bedeli ödenmeden, davalının yeniden ilettiğini, bu yeniden iletimin davacının haklarına tecavüz teşkil ettiğini, İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/234 sayılı dosyası ile davalının eyleminin yeniden iletim olduğu ve eylemin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının tecavüz eyleminin tespiti, meni, tecavüzler nedeniyle 2013 yılını kapsayacak şekilde davacı ile sözleşme yapılmış olsaydı, ödemek zorunda kalacağı bedele ilişkin olarak şimdilik 100.000,00 TL'nin FSEK md. 68 uyarınca üç katı olan bedelin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, yayını yapanın kanal olduğunu, yeniden iletimin yayın kuruluşu ile ortak bir eylem olduğunu, davalıdan esas izin alması gerekenin yayın kuruluşu olduğunu, aynı eylem için iki ayrı izin gerekmediğini, hangi yayınların davacının haklarını ihlal eder nitelikte olduğunun açık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının 5846 sayılı FSEK'nın 25/2. maddesi kapsamında "eser sahibinin eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarını diğer biçimlerde umuma ileten" kuruluş niteliğinde olduğunu, davalı kuruluşun bu niteliği itibariyle hak sahiplerinin eser veya bağlantılı haklarının ihlali halinde bu ihlalin giderilmesi için haberdar edilmesi amacıyla kendisine ihtar yapılması gerektiği, davalı tarafın ancak kendisine yapılan ihtara rağmen ihlale konu yayının içerikten çıkarılmaması halinde 5846 sayılı Yasa uyarınca sorumlu tutulabileceği, somut olayda davacı Meslek Birliği tarafından davalı kuruluşa gönderilen ihtarnamede belirli bir üye ya da üyelere ilişkin eser ve eser adları belirtilmeksizin dava açıldığının anlaşıldığı, ihtarın ise yerleşik Yargıtay içtihatları ile bir dava şartı olduğu belirlendiği, dava açma koşullarının gerçekleşmediği ger...