Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.12.2018 tarih ve 2017/220 E- 2018/271 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/384 E- 2020/716 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının MODA ÇANTA ve MDÇ MODA ibareli markalarının 5,18,25 ve 35. emtia sınıflarında adına tescilli olduğunu, davalının ise MODAWORLLIFE ibareli markanın 18, 25 ve 35....
11. Hukuk Dairesi 2020/7714 E. , 2022/2666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.12.2018 tarih ve 2017/220 E- 2018/271 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/384 E- 2020/716 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının MODA ÇANTA ve MDÇ MODA ibareli markalarının 5,18,25 ve 35. emtia sınıflarında adına tescilli olduğunu, davalının ise MODAWORLLIFE ibareli markanın 18, 25 ve 35. emtia sınıflarında adına tescil başvurusunda bulunduğunu, Ankara mahkemelerince verilen kararlarda markanın tanınmış marka olarak kabul edildiğini, 2010 ve 2017 tarihli algı araştırmalarına göre de markanın ayırt edici nitelik kazanmış tanınan bir marka olduğunun tespit edildiğini, davalının tescilini istediği markadaki kelimelerin ayırt edici olmayan, tanımlayıcı kelimeler olduğunu, Türkçe dilinde de anlamlarının yaygın olarak bilindiğini, markaların karıştırılma ihtimalinin tescilin reddi için yeterli bir sebep olduğunu, davacının markasının tanınmış bir marka olduğunu belirterek, 03.05.2017 tarihli ve 2017-M-3058 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, başvuru tarihine göre 556 sayılı KHK'nın uygulanmasının gerektiğini, davacının markasındaki moda ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dolayısıyla koruma kapsamının dar olduğunu, bu nedenle markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1,b maddesi anlamında ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bütünsel anlamda da markaların benzer olmadığını, davacının markasının tanınmış olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının içerisinde moda geçen tüm markalara aynı itirazları yaptığını, bunun iyiniyetli olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca davacının markasının ayırt edici olmadığını, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını, markaların esaslı unsurları itibariyle karıştırılma ihtimalinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu markaların arasında 18, 25 ve 35.05. Mal ve hizmet sınıfındaki malların tamamı bakımından 556 s. KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu emtialar bakımından YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 03/05/2017 tarih 2017-M-3058 sayılı kararının davacının itirazının...