Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 21.09.2016 gün ve 2016/308-2016/901 sayılı hükmün Dairemizce 07.01.2019 gün ve 2017/495- 2019/56 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kurucusu ve hakim hissedarının müteveffa ... olduğunu, 17.06.2011 tarihli genel kurul kararıyla ..., ... ve ...nun üç kişilik yönetim kurulunu oluştuğunu, yönetim kurulunun başkanı ve şirketi temsil ilzama tek yetkilisi olan müteveffa ...nun genel kurul tarihi öncesinde demans hastalığına yakalandığını, ilerleyen zamanda ve görev süresince hastalığının artarak devam ettiğini ve 30.03.2014 tarihinde de...
11. Hukuk Dairesi 2021/6022 E. , 2022/2673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 21.09.2016 gün ve 2016/308-2016/901 sayılı hükmün Dairemizce 07.01.2019 gün ve 2017/495- 2019/56 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kurucusu ve hakim hissedarının müteveffa ... olduğunu, 17.06.2011 tarihli genel kurul kararıyla ..., ... ve ...nun üç kişilik yönetim kurulunu oluştuğunu, yönetim kurulunun başkanı ve şirketi temsil ilzama tek yetkilisi olan müteveffa ...nun genel kurul tarihi öncesinde demans hastalığına yakalandığını, ilerleyen zamanda ve görev süresince hastalığının artarak devam ettiğini ve 30.03.2014 tarihinde de vefat ettiğini, söz konusu hastalığından dolayı ...nun temyiz kudretini kaybettiğini ileri sürerek 17.06.2011 tarihli genel kurul sonrasından dava tarihine kadar olan tüm yönetim kurulu kararlarının yokluklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ortağın 17.06.2011 tarihli genel kurula velisi ile 10.04.2014 tarihinde yapılan genel kurullara asil olarak iştirak ettiğini ve olumlu oy vererek yönetim kurullarını ibra ettiğini, dolayısıyla söz konusu yönetim kurulu kararının yıllar sonra batıl olduğunu iddia etmenin iyi niyetle bağdaşmadığını, davacının iddialarının dava ve davalı tüzel kişilikle ilgisinin bulunmadığını, kaldı ki ...nun fiil ehliyetini kaybettiğini gösteren tıbbi bir raporun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce kararın bozulması üzerine bozma ilamına uyulmayarak, yönetim kurulu kararının iptaline karar verilemeyeceği, TTK'nın 391. maddesinde hükmolunan butlan hallerinin de gerçekleşmediği, halihazırda yönetim kurulu kararıyla alınan şirketin genel kurulunun toplanması kararının tüm paydaşların yararına olduğu, davacının genel kurul kararının iptali hakkında açtığı davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, ancak bu davanın beklenmesinde hukuki menfaat bulunmadığı, bu nedenle şirketin genel kurulunun toplanmasına dair alınan yönetim kurulu kararının TTK'nın 391.maddesi gereğince batıl kararlardan olmadığı, iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle önceki kararda direnilmiş ve davanın reddine karar verilmiş, Hukuk Genel Kurulu'nun 11.02.2021 tarihli 2020/11-55 esas ve 2021/67 karar sayılı ilamıyla, mahkemece ilk kararda davacının hukuki yararının yokluğunun belirtilmediği, ancak direnme kararında ilk karardan tamamen farklı bir gerekçeye dayanılarak direnme kararının verildiği, bu nedenle mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekili...