Taraflar arasındaki davadan dolayı Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08/09/2015 tarihli ve 2013/217 Esas - 2015/168 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanması ve bozulmasına ilişkin olan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 tarihli ve 2020/9793 Esas - 2021/2183 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, TMKnın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, Adana ili, Karataş ilçesi, Bahçe köyü çalışma alanında bulunan 517 ve 518 parseller arasındaki yaklaşık 7 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz bölümünü 20 yıldan fazla süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın yarısının zeytin ağaçları ekili, diğer yarısının ekime...
1. Hukuk Dairesi 2021/8827 E. , 2022/2740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08/09/2015 tarihli ve 2013/217 Esas - 2015/168 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanması ve bozulmasına ilişkin olan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 tarihli ve 2020/9793 Esas - 2021/2183 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-
Dava, TMKnın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, Adana ili, Karataş ilçesi, Bahçe köyü çalışma alanında bulunan 517 ve 518 parseller arasındaki yaklaşık 7 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz bölümünü 20 yıldan fazla süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın yarısının zeytin ağaçları ekili, diğer yarısının ekime elverişli olmayan taşlık olduğunu, ekim yapılan yerin tarafından toprak getirilerek imar ihya edildiğini ileri sürerek tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, taşınmazın zilyetlikle edinilmeye elverişli olmadığını, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden, bu bölümün dava tarihinden önce idari yoldan Hazine adına tescil edildiği, bu nedenle esasen tapuya kayıtlı yer hakkında açılan davada davacı tarafın davasını tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah etmediği, bu nedenle A harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddedilmesi gereğine değinilerek gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmış; B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden Adana Büyükşehir Belediyesi davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, davacının babasından intikal eden taşınmazda hangi nedenle adına tescil istediğinin aydınlatılması ve buna göre aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi, hava fotoğrafları incelenerek ve komşu taşınmaz tapuları uygulanarak taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin belirlenmesi, yeniden usulüne uygun keşif yapılması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Dosyanın incelenmesinden, davaya konu taşınmaz bölümlerinin 1957 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında tespit harici bırakıldığı, eldeki davanın 22/10/2013 tarihinde tescil istemiyle açıldığı, davaya konu edilen taşınmaz bölümlerinden fen bilirkişisi raporund...