Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/476 E- 2018/76 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.09.2020 tarih ve 2019/421 E- 2020/666 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şahısların 2015/61038 numaralı, "# Hashtag" ibareli 35. sınıf hizmetler için marka başvurusuna, davacının işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı,...
11. Hukuk Dairesi 2020/7701 E. , 2022/2761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/476 E- 2018/76 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.09.2020 tarih ve 2019/421 E- 2020/666 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şahısların 2015/61038 numaralı, "# Hashtag" ibareli 35. sınıf hizmetler için marka başvurusuna, davacının işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, vasıf bildirdiği ve herkesin kullanımına açık olduğu gerekçelerine dayalı itirazının davalı kurum tarafından reddedildiğini, YİDK kararın haksız olduğunu, anılan işaretin sadece sosyal medyada değil her sektörde kullanılır hale geldiğini, yapılan diyaloglarda spesifik konuyu vurgulamak için hashtag kelimesinin kullanıldığını, bu ibarenin bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu "# Hashtag" ibareli markanın "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" bakımından herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, anılan mal ve hizmet türünü tanımladığından jenerik ve tasviri bir sözcük olduğu, bu hizmetler için markanın somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığından YİDK kararının bu yönden isabetli olmadığı, ancak bu hizmetler dışındaki 35. sınıf hizmetler yönünden markanın simgesel ve işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olduğu, mal ve hizmetleri ferdileştirmesi sebebiyle somut ayırt ediciliğini bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2016/M-10315 sayılı kararının "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" bakımından iptaline, sair hizmetlerdeki iptal isteminin reddine, 2015/61038 sayılı markanın iptal edilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair hizmetlerdeki hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahk...