Asıl dava, Kurumun ölüm aylığının iptaline yönelik işlemin iptali, birleşen dava ise, yersiz ödenen ölüm aylıkların tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, verilen karar dairemizin 09/09/2013 tarih 2013/11588 E, 2013/130 K sayılı bozma ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına karşı mahkemece verilen direnme kararı, 24/02/2016 tarih 2015/10-1555 E, 2016/159 K sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı ile bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılama ile bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı-karşı davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar...
10. Hukuk Dairesi 2022/2824 E. , 2022/4978 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2016/269-2021/567
Asıl dava, Kurumun ölüm aylığının iptaline yönelik işlemin iptali, birleşen dava ise, yersiz ödenen ölüm aylıkların tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, verilen karar dairemizin 09/09/2013 tarih 2013/11588 E, 2013/130 K sayılı bozma ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına karşı mahkemece verilen direnme kararı, 24/02/2016 tarih 2015/10-1555 E, 2016/159 K sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı ile bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılama ile bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı-karşı davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere; Davacıya Emekli Sandığı Başkanlığından emekli olmuş olan babasından yetim aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından yapılan araştırmalar sonucu davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte fiilen yaşamakta olduğu tespit edilerek almakta olduğu maaşı kesilerek adına borç kaydedildiği anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Gelir ve aylık bağlanmayacak haller başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır. düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir. Anılan 56'ncı maddede yalın olarak eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen ibareleri yer almakta olup, kanun koyucu tarafından örneğin; sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan, hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan, gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiş, sade olarak kaleme alınan metinle uygulama alanı genişletilmiştir. Maddede boşanma amacına/saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek ...