Dava, iş kazasından vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacılar vekilinin, davalı ... yönünden, müvekkillerinden ... lehine tahsilini talep ettiği manevi tazminat ile müvekkillerinden ..., ... ve ... lehine tahsilini talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hükümler ile davalı ... yönünden müvekkillerinden ...ün kısmen reddolan maddi tazminat ile müvekkillerinden ... ve ... yönünden...
10. Hukuk Dairesi 2021/11693 E. , 2022/4961 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2015/15-2020/500
Dava, iş kazasından vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacılar vekilinin, davalı ... yönünden, müvekkillerinden ... lehine tahsilini talep ettiği manevi tazminat ile müvekkillerinden ..., ... ve ... lehine tahsilini talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin hükümler ile davalı ... yönünden müvekkillerinden ...ün kısmen reddolan maddi tazminat ile müvekkillerinden ... ve ... yönünden tamamen reddolan maddi tazminat istemlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasına göre karar tarihi itibariyle iş mahkemelerinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları hariç miktar veya değeri bin lirayı geçmeyen davalar hakkındaki nihaî kararlar kesindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, HUMKun 427. maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği belirtilmiştir. 1 Ekim 2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş, anılan Kanunun 450. maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yasa koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için, Hukuk Muhakemeleri Kanununda geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir. Bu bağlamda 6100 sayılı HMKnın Geçici 3. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir. 16.07.1981 gün ve 2494 sayılı Kanunun geçici maddesi ile temyiz ve karar düzeltme sınırlarına ilişkin değişikliklerin, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara yönelik temyiz ve karar düzeltme istemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; dolayısıyla, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz ve karar düzeltme sınırlarının saptanmasında, hakkında bu yollara başvurulan hükmün verildiği tarihteki yasal durumun esas alınacağı kabul edilmiştir. Temyiz kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dav...