Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, bu suçların birbirine dönüşmeyeceği, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından hükümler kurulurken mütalaa, vergi raporları ve iddianameye uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerin sahte fatura düzenleme suçu olduğu halde maddi hata sonucu hüküm fıkralarında sahte fatura kullanma" şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir. 1) 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafisinin temyiz incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yazılan suç tarihinin, düzenlenen son fatura tarihi nedeniyle "18.11.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCKnin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal...
11. Ceza Dairesi 2018/7233 E. , 2022/5803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme
Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, bu suçların birbirine dönüşmeyeceği, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından hükümler kurulurken mütalaa, vergi raporları ve iddianameye uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerin sahte fatura düzenleme suçu olduğu halde maddi hata sonucu hüküm fıkralarında sahte fatura kullanma" şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir. 1) 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafisinin temyiz incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yazılan suç tarihinin, düzenlenen son fatura tarihi nedeniyle "18.11.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCKnin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 2) 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafisinin temyiz incelemesine gelince; Sanığa yüklenen 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ile müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 06.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.