Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2018 tarih ve 2016/927 E- 2018/315 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.02.2020 tarih ve 2018/1095 E- 2020/156 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan temlik alan vekili Av. ...ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma...
11. Hukuk Dairesi 2020/5727 E. , 2022/2914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2018 tarih ve 2016/927 E- 2018/315 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.02.2020 tarih ve 2018/1095 E- 2020/156 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan temlik alan vekili Av. ...ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Temlik eden vekili, müvekkili tarafından davalıya siparişlerine uygun olarak değişik tarihlerde ürün satış ve teslimi yapılmış olup bu nedenle müvekkilinin 406.486,20-TL alacaklı olduğunu, davalının ödemeden imtina ettiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, müvekkilince imzalanan bir çerçeve sözleşmesi bulunmadığını, davalı tarafça sözü edilen sözleşmede imzası bulunan kişilerin temsil ve ilzama yetkili olmadıklarını, davalının ceza faturalarının yasal dayanağının bulunmadığını, sevkiyatta gecikme olmadığı gibi davalının bugüne kadar bu yönde bir ihtarının da olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-temlik alan vekili 13/02/2018 tarihli dilekçesinde, dava konusu alacağın müvekkiline temlik edildiğini bildirmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, cari hesap kayıtları arasındaki farkın öncelikle müvekkilince düzenlenen 252.500-TL tutarlı davacının yapamadığı sevkiyatlara ilişkin ceza faturasından kaynaklandığını ve taraflar arasında akdedilen Çerçeve Sözleşmesinin 8.m. uyarınca düzenlendiğini, davacının kötüniyetli olarak bu faturayı kayıtlarına almadığını, 107.548,87 TL tutarındaki devir farkı ve faturaların ise müvekkili kayıtlarında olmadığını ve kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacının müvekkilince düzenlenen 42.305,99 TL bedelli faturayı kayıtlarına girmediğini, yine davacının 4.130,34 TL bedelli faturalarının müvekkili kayıtlarında olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davalı tarafça sunulan sözleşmeyi davacı adına imzalayan şahsın tek başına temsil ve ilzama yetkili olmaması nedeniyle bu sözleşmenin davacıyı bağlamayacağı, davacı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle bakiye 406.486,20 TL ala...