Taraflar arasındaki alacak ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olabilmek için kurum ile davalı banka arasındaki sözleşme kapsamında davalı bankadan kredi çekerek prim borçlarını kapattığını, ancak davalı bankanın emekli maaşına el koyduğunu, üç yıldır emekli maaşını alamadığını, yapılan uygulamanın kanuna aykırı olduğu, davalının yaptığı kesintilerin faizi ile birlikte iadesinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL alacak ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız uygulamanın başladığı tarihten itibaren işleyecek...
3. Hukuk Dairesi 2022/1864 E. , 2022/3292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olabilmek için kurum ile davalı banka arasındaki sözleşme kapsamında davalı bankadan kredi çekerek prim borçlarını kapattığını, ancak davalı bankanın emekli maaşına el koyduğunu, üç yıldır emekli maaşını alamadığını, yapılan uygulamanın kanuna aykırı olduğu, davalının yaptığı kesintilerin faizi ile birlikte iadesinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL alacak ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız uygulamanın başladığı tarihten itibaren işleyecek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile maddi tazminat talebini 15.981,35 TLye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile davalı bankadan kullandığı kredi sebebiyle emekli maaşından yapılan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek, bu kesintilerin iadesi ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karar, davalının temyizi üzerine görev yönünden bozulmuş; görevli mahkeme tarafından tekrar davanın kısmen kabulü ile 15.981,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, manevi tazminata ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davalı tarafın temyiz isteminde bulunması üzerine karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 22.10.2015 tarih, 2015/27714 Esas, 2015/31213 Karar sayılı ilamı ile ...5510 Sayılı Yasanın 93. maddesine değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasanın 32/2-b maddesi gereği, "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." Bu yasa İİK.nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi ve sonrasında artık borçlunun 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır. Bahsedilen yasal düzenlemelerin, haciz, icra takibi olmadan temlik ve taahhütnamelere göre emekli maaşı hesabından kredi ödemeleri yapılmasına ilişkin durumlarda da kıyasen uygulanması gerekir. Somut olayda 28.2.2009 tarihinden önceki kesintiler yönünden kesinti yapılamayacağına ilişkin yasal düzenleme karşısında bu tarihten önceye isabet eden ödemelerin kesilmesi mümkün değildir. 28.2.2009 tarihi...