Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/2348 · K. 2022/2019
Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2348 K. 2022/2019

E. 2021/2348K. 2022/201911 Nisan 2022
kooperatif üyeliğitazminataidat borcutazminat davasıüyelikten ihraçmanevi tazminatihraç kararının iptali
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı kooperatifin davacı ve arkadaşları tarafından kurulduğunu, mevcut kooperatife üye olmayan ve istemeyenlerin ikinci bir kooperatif kurduğunu, valilik bu ikinci kooperatife yol belgesi vermeyince bunun üzerine ikinci kooperatifi kuran 30 minibüs sahibi arkadaşları ile birlikte müvekkilinin kurduğu kooperatife üye olduklarını, 1 yıl sonra da planlı ve hileli bir şekilde yönetimi ele geçirdiklerini, bu tarihten sonra kendilerinden taraf olmayan kimselere usulsuz davrandıklarını, servislerin geç veya erken hareketleri konusunda yandaş olmayan üyelere çok dikkat edilmesine rağmen kendi...

Karar Metni

6. Hukuk Dairesi 2021/2348 E. , 2022/2019 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı kooperatifin davacı ve arkadaşları tarafından kurulduğunu, mevcut kooperatife üye olmayan ve istemeyenlerin ikinci bir kooperatif kurduğunu, valilik bu ikinci kooperatife yol belgesi vermeyince bunun üzerine ikinci kooperatifi kuran 30 minibüs sahibi arkadaşları ile birlikte müvekkilinin kurduğu kooperatife üye olduklarını, 1 yıl sonra da planlı ve hileli bir şekilde yönetimi ele geçirdiklerini, bu tarihten sonra kendilerinden taraf olmayan kimselere usulsuz davrandıklarını, servislerin geç veya erken hareketleri konusunda yandaş olmayan üyelere çok dikkat edilmesine rağmen kendi yandaşlarının usulsüzlüklerine göz yumduklarını, nihayet davacının kooperatiften çıkartmak için 437,00 TL'lik borcu ödemediği takdirde üyelikten çıkartılacağının ihtar edildiğini, davacının 10 gün içeresinde bu parayı ödediğini ancak yine de üyelikten usulsüz bir şekilde çıkartıldığını ileri sürerek, açıklanan nedenlerle mobing uygulandığının tespiti ile davacı lehine maddi, manevi tazminat ve kooperatif üyeliğine yeniden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, davalı kooperatif tarafından 14/06/2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar doğrultusunda geriye dönük olarak ödenmeyen aylık aidatların ne kadar olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın 2006-2005 aylarında herhangi bir aidat ödemesinin yer almadığını,davacının yargılama sırasında ödemiş olduğu aidatlara ilişkin tahsilat makbuzlarını dosyaya sunduğu, davacı tarafın ibraz etmiş olduğu tahsilat makbuzları ve banka kayıtları incelenmekle, davacı tarafın 2006 ve 2005 yıllarında aidat ödemesinin bulunmadığı, bu nedenle davacının üyelikten çıkarılmasına yönelik genel kurul kararı, yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkindir. Davalı kooperatif tarafından, davacıya 18.02.2010 tarihinde 150 TL aidat, 200 TL ceza ve ihtarname masrafları olmak üzere toplam 431,4 TL borcu olduğundan bahisle ihtarname gönderilmiştir. Daha sonra 02.03.2010 tarihinde aynı miktar borç için, 24.03.2010 tarihinde ise 150 TL aidat borcu için ihtarnameler gönderilmiştir. Davacının yargılama aşamasında sunduğu tahsilat makbuzlarının incelemesinde; davacının 24.02.2010 tarihinde 150 TL aidat borcunu ödediği, daha sonraki ihtarnamelerden sonra ise ceza borcunu ödediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, ihtarnamelere konu borçlar ödendiği için ihraç kararı usulüne uygun değildir. Bu durumda mahkemece, ihraç kararının usulüne uygun olmadığı gerekçes...

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2248 · K. 2022/2071

12 Nisan 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2029 · K. 2022/2764

24 Mayıs 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2433 · K. 2022/2036

11 Nisan 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2125 · K. 2022/2219

18 Nisan 2022

Yargıtay4. Hukuk Dairesi

E. 2021/26612 · K. 2022/7912

30 Mayıs 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/2403 · K. 2022/1496

21 Mart 2022