Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının katılanın yokluğunda verildiği ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının katılana Tebligat Kanununa göre usulüne uygun tebliğ edilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere; verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karanının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, yerel mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının dava...
8. Ceza Dairesi 2022/824 E. , 2022/5881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Bilişim suçu ...
Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının katılanın yokluğunda verildiği ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının katılana Tebligat Kanununa göre usulüne uygun tebliğ edilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere; verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karanının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, yerel mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmakla, Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.03.2012 tarihli ilk savunma tarihinden itibaren gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yızılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ./..
S/2
ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.