Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/03/2015 gününde verilen dilekçe ile tespit ve elatmanın önlenmesi talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın elatmanın önlenmesi istemi yönünden kabulüne, tespit istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 05/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tespit ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin sulama işlerinde kullanmak üzere su kuyusu açtırmak için yer sahibinden izin aldığını, dava dışı Hazineye ait olan 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan kuyunun müvekkili tarafından yapıldığını, davalının bu kuyuyu izinsiz kullanmaya...
7. Hukuk Dairesi 2021/4557 E. , 2022/2795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/03/2015 gününde verilen dilekçe ile tespit ve elatmanın önlenmesi talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın elatmanın önlenmesi istemi yönünden kabulüne, tespit istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 05/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tespit ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin sulama işlerinde kullanmak üzere su kuyusu açtırmak için yer sahibinden izin aldığını, dava dışı Hazineye ait olan 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan kuyunun müvekkili tarafından yapıldığını, davalının bu kuyuyu izinsiz kullanmaya başlayarak davacının kullanımına engel olduğunu belirterek, kuyunun kullanımının davacıya ait olduğunun tespitine ve davalı tarafından elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, tarafların kuyuyu birlikte açtırdıklarını, masraflarını ortak ödediklerini ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ilk kararda, davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/16701 E. 2020/2717 K. sayılı ve 01.06.2020 tarihli ilamında, "Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). Somut olayda dava konusu 102 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 2/B parseli olup dava dışı Hazine adına kayıtlı ve kullanıcısı ... olup, su kuyusunun mülkiyeti tapulu taşınmazdan ayrı düşünülemeyeceğinden, mülkiyete ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Zilyetliğin korunması talebine gelince; taşınmaz dava dışı Hazine adına kayıtlı olup, keşif sırasında ve celsede dinlenen tanık beyanlarına göre kuyunun davacı ve davalı tarafından birlikte yaptırıldığı anlaşılmakla, tarafların payları belli olmadığından her iki tarafın da yarı oranda kuyuyu kullanma hakkı olup, bilirkişi raporuna göre kuyunun çıkış ağzı borusuna ahşap materyal sıkıştırılarak davacının kullanması engellendiğinden, davacının payına vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davanın kabulü ile davalının su kuyusundaki davacı payına vaki elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Temyiz incelemesi us...