Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.02.2013 tarihinde verilen dilekçeyle paydaşlar arası ecrimisil talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.01.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalının, kök murisi ...'ya ait 52 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 45 nolu bağımsız bölümü vekil edeninin kullandığı gerekçesi ile miras payı itibariyle ecrimisil alacağı için Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/19605 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, oysa ki söz konusu taşınmazın vekil edeninin kullanımında olmadığını, takipte...
7. Hukuk Dairesi 2021/4388 E. , 2022/2918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.02.2013 tarihinde verilen dilekçeyle paydaşlar arası ecrimisil talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.01.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalının, kök murisi ...'ya ait 52 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 45 nolu bağımsız bölümü vekil edeninin kullandığı gerekçesi ile miras payı itibariyle ecrimisil alacağı için Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/19605 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, oysa ki söz konusu taşınmazın vekil edeninin kullanımında olmadığını, takipte ecrimisil miktarının hangi döneme ait ve ne miktar olduğunun dahi belirlenmediği belirterek, vekil edeninin Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2011/19605 Esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile davalı kötü niyetli olduğundan takipteki miktarın %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, dava konusu taşınmazın murisin ölümünden beri davacı tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30/12/2014 tarihli ve 2012/198 Esas, 2014/636 sayılı Kararıyla; davanın kabulü ile davacının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/19605 sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 02.04.2019 tarihli ve 2019/954 Esas, 2019/3521 sayılı Kararıyla; gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirildiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.06.2014 ve 03.09.2014 tarihli kök ve ek raporlarla talep edebilecek ecrimisil miktarının 14.392,60 TL olarak hesaplandığı, ancak söz konusu hesaplamada tarafların payı gözetilmeden toptan bir hesaplama yapıldığı açıklanmıştır. Mahkeme, bilirkişilerce yapılan ecrimisil hesabında her dönem için belirlenen aylık ecrimisil tutarının toplamında murisin %50 hissesi olduğu ve murisin bu %50 hissesinde de davacı ve davalının eşit oranda pay sahibi olduğu, bu nedenle babanın ölümü ile önce anneye intikal eden eş miras payında da tarafların eşit oranda pay sahibi olduğu anlaşılmakla murisin sahibi olduğu %50 oranındaki hissenin de davacı ve davalının hisseleri oranınd...