Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.02.2020 tarih ve 2019/55 E. - 2020/44 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplamda 110 ton balya yonca sipariş ettiğini ve avans ödemesi yaptığını, ancak mal tesliminin tam olarak gerçekleşmediğini cari hesap nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek...
11. Hukuk Dairesi 2021/1204 E. , 2022/3104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.02.2020 tarih ve 2019/55 E. - 2020/44 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplamda 110 ton balya yonca sipariş ettiğini ve avans ödemesi yaptığını, ancak mal tesliminin tam olarak gerçekleşmediğini cari hesap nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline; birleşen davada ise davalıdan 110 ton balya yonca aldığını, yoncaların fazla neme sahip olması nedeniyle kullanım amacına uygun nitelikte olmadığını, delil tespiti yapıldığını ve müvekkili şirketin 9.005,70 TL zararının olduğunu, zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıya 191 ton kurutulmuş yonca satılarak tamamının teslim edildiğini, yonca bedelinin bir kısmının ödendiğini, davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu, davacıya malların ekim ayı içinde teslim edildiğini, davacının iki ay sonra tespit yaptırdığını, süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığını, tespite konu malların müvekkiline ait olmayabileceğini belirterek, davaların reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, birleşen dava yönünden verilen davanın reddine dair karara yönelik temyiz itirazları reddedildiğinden kararın kesinleştiği; asıl dava yönünden, davacının havalenin avans olarak gönderildiğini iddia ettiği, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine olduğu, aksini ileri süren havalecinin kanıtlamakla yükümlü olduğu, somut uyuşmazlıkta, davalının davaya konu paranın kendilerine gönderildiğini (maddi vakıayı) ikrar ettiği, ancak bunların davacı tarafından ileri sürülen nedenle (avans olarak) değil, başka bir nedenle (malın teslimi nedeniyle borcun ödenmesi amacıyla) gönderildiğini savunmak suretiyle vakıanın hukuksal niteliğinin ileri sürülenden farklı olduğunu bildirdiği, dolayısıyla davalının savunmasının vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğinde olup ikrar bölünemeyeceği, zira vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğünün, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) ait olduğu, bu durumda, davacının davaya konu havalenin avans olarak gönderildiği iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğ...