Davacı, 26.02.1986 - 23.06.2007 tarihleri arasında 506 sayılı sigortalılığı ile çakışan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılığının iptali ile bu sürelerde Kuruma ödenmiş olan primlerin faizi ile birlikte iadesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında yazılı gerekçelerle davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıdan tahsil edilen fazla prim ödemesi 7.161,91 TL ile bu tutara dava tarihi 15/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz miktarı 6.353,89 TL olmak üzere toplam 13.515,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2012/15486 E.,2013/24463 K. ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/23565 E. ve 2016/2611 K. sayılı ilamlarıyla davalı Kurum kabulüne göre davacının sigortalılık süreleri bakımından uyuşmazlık ortadan kalktığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hükmün, davalı...
10. Hukuk Dairesi 2020/161 E. , 2022/5897 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 26.02.1986 - 23.06.2007 tarihleri arasında 506 sayılı sigortalılığı ile çakışan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılığının iptali ile bu sürelerde Kuruma ödenmiş olan primlerin faizi ile birlikte iadesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında yazılı gerekçelerle davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıdan tahsil edilen fazla prim ödemesi 7.161,91 TL ile bu tutara dava tarihi 15/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz miktarı 6.353,89 TL olmak üzere toplam 13.515,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2012/15486 E.,2013/24463 K. ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/23565 E. ve 2016/2611 K. sayılı ilamlarıyla davalı Kurum kabulüne göre davacının sigortalılık süreleri bakımından uyuşmazlık ortadan kalktığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297nci maddesinde; ... Taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davada, Mahkemece davacı tarafça ilk kararın temyiz edilmemesi ve bu nedenle davalı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, fazladan ödenen primler nedeniyle dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi ile yargılama aşamasında davalı Kurumca davacının 26.02.1986 - 23.06.2007 tarihleri arasında 506 sayılı sigortalılığı ile çakışan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılığı üzerinde çakışmayı ve uyuşmazlıkları giderdiğinin anlaşılması karşısında davacının çakışan sigortalılığın giderilmesi isteminin konusuz kalması nedeniyle bu konuda usulüne uygun şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmemesi isabetsiz görülmüştür. Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün 1. Bendinin tamamen silinmesi ile yerine; 1-Davanın kabulüne, davacının çakışan sigortalılık süreleri bakımından isteminin davalı Kurumca yargılama aşamalarında yerine getirilmesi nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Kurum tarafından davacıdan tahsil edilen fazla prim ödemesi 7.161...