Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 19/04/2022 tarihinde davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, 1997 yılında Bingöl İlinden Diyarbakır ili Çınar İlçesine arı nakil ederken yolda güvenlik güçlerinin konvoyu olması sebebi ile geçişlerine izin verilmemesinden kaynaklı olarak arıların boğulduğunu ve 29 adet arılı kovanın tamamıyla söndüğünü, bu durumun...
3. Hukuk Dairesi 2021/8348 E. , 2022/3742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ DAVACILAR :
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 19/04/2022 tarihinde davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, 1997 yılında Bingöl İlinden Diyarbakır ili Çınar İlçesine arı nakil ederken yolda güvenlik güçlerinin konvoyu olması sebebi ile geçişlerine izin verilmemesinden kaynaklı olarak arıların boğulduğunu ve 29 adet arılı kovanın tamamıyla söndüğünü, bu durumun 26/08/1997 tarihinde Türkiye Kalkınma Vakfı tarafından tutanak altına alındığını, bu olaydan doğan zararın tahsili amacıyla davalı avukatların 5233 sayılı yasa çerçevesinde Diyarbakır Valiliği Zarar tespit Komisyonu Başkanlığı'na tazminat talebinde bulunduğunu, yapılan başvurunun Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 16/06/2008 tarihli işlemi ile reddedildiğini, anılan red kararına karşı davalılarca idari yargıda açılan davanın süre aşımı nedeni ile reddedildiğini, davalıların süresinde dava açmamaları nedeniyle hem maddi zarara uğramalarına hem de ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşamalarına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 30.460,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 26/08/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ...; davacıların zarara uğradığı hususu kabul edilse bile bu zararın doğmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, çok yoğun olduğu için davayı takip etmek üzere o dönemki ortağı diğer davalı ...'a yönlendirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı ...; diğer davalı ... tarafından yetki belgesi ile yetkilendirildiğini, Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığınca verilen red kararının elden 29/07/2008 tarihinde sekreterine tebliğ edildiğini, ancak sekreterinin bu tebliğ tarihini sehven 09/07/2008 olarak kendilerinde olan nüshaya yazdığını, davayı açarken bu tarihi esas alarak davayı açtığını fakat daha sonra Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin davayı süre yönünden reddetmesi üzerine yapılan araştırmada kararın tarafına 29/07/2008 tarihinde tebliğ edildiğini fark ettiğini, bu nedenle kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar, 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını bildiren dilek...