Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/7585 · K. 2022/3142
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7585 K. 2022/3142

E. 2020/7585K. 2022/314219 Nisan 2022
istinaf başvurusunun kabulü
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2017 tarih ve 2015/840 E- 2017/624 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2017/5220 E- 2020/1470 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında uzun süreden beri devam eden ticari ilişki olduğunu, davalının 31/12/2014 tarihine kadar kur farkı faturalarını kabul etmesine rağmen son olarak yapılan kur...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/7585 E. , 2022/3142 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2017 tarih ve 2015/840 E- 2017/624 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2017/5220 E- 2020/1470 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında uzun süreden beri devam eden ticari ilişki olduğunu, davalının 31/12/2014 tarihine kadar kur farkı faturalarını kabul etmesine rağmen son olarak yapılan kur farkı çalışmasına ait faturayı reddettiğini, müvekkil firmanın döviz üzerinden satış yaptığını ve satılan malın bedelinin ise davalı tarafından TL cinsinden farklı tarihlerde çekle ödendiğini, çeklerin ödeme günü geldiğinde Merkez Bankası kuru üzerinden çevrildiğini ve tahsil edilen tutarın döviz cinsinden davalı firmanın borcundan mahsup edildiğini, daha sonra doğan kur farklarının, kur geliri olarak fatura edildiğini, 2014 yılı sonuna kadar bu şekilde çalışıldığını, 2015 yılı iibariyle gönderilen mallar karşılığında davalı firma tarafından 12/03/2015 tarihli 75.000.- TL, 11/04/2015 tarihli 75.000.- TL, 22/05/2013 tarihli 50.000.- TL, 20/05/2015 tarihli 50.000.- TL, 05/06/2015 tarihli 50.000.- TL ve 12/06/2015 tarihli 42.280.- TL tutarlı çeklerden kaynaklanan 100.145,45 TL kur farkı hesaplandığını, kur farkı dalgalanmaları nedeniyle davalı firmanın alacaklı olduğu 23.399,47 TL mahsup edilerek bakiye 76.746,01 TL için fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, ancak davalının, kur farkı hususunda yazılı bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle kabul etmediğini, oysa yanlar arasında kur farkı uygulaması olduğunu ileri sürerek, 76.746,01 TL kur farkı alacağının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı hususunda yazılı bir sözleşmenin olmadığını, bugüne kadar da kur farkı hususunda bir uygulama bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacının kestiği, 31/12/2013 tarihli 13.168,66 TL, 30/09/2014 tarihli 3.084,60 TL ve 31/12/2014 tarihli 13852,60 TL'lik kur farkını işleyen cari hesap bünyesinde ödediği, ancak defterinde olmayan 76.746.- TL kur farkı hususunda, sözleşme ve uygulama olmadığı gerekçesiyle itirazda bulunduğu, her ne kadar taraflar arasında kur farkı ile ilgili sözleşme bulunmasa da, davacının tahakkuk ettirdiği bir kısım kur f...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8534 · K. 2022/6393

28 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8418 · K. 2022/3575

28 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7975 · K. 2022/3200

20 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8415 · K. 2022/3541

28 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7817 · K. 2022/3121

19 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8455 · K. 2022/5834

14 Eylül 2022