Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-İkramiye alacağına uygulanacak faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık mevcuttur. Davacı, dava ve ıslah dilekçelerinde ikramiye farkı alacağının temerrüt tarihi...
9. Hukuk Dairesi 2022/1434 E. , 2022/5127 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 6. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 42. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-İkramiye alacağına uygulanacak faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık mevcuttur. Davacı, dava ve ıslah dilekçelerinde ikramiye farkı alacağının temerrüt tarihi olarak belirttiği 31.01.2019, 31.07.2019, 31.01.2020 ve 31.07.2020 tarihlerinden itibaren işleyecek 6356 sayılı Kanunun 53. maddesine göre bankalarca uygulanan işletme kredi faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ikramiye farkı alacağı bakımından Şubat ve Ağustos aylarının 1. günü temerrüdün meydana geldiği kabulüyle faiz işletilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, davacının 02.04.2018 başlangıç tarihli iş sözleşmesinin 7. maddesinde; işçiye yapılacak ödemelere ilişkin hesap dönemi, her ayın 15'i ile bir sonraki ayın 14. günüdür denilmekte ve Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağıtlanan en son Toplu İş Sözleşmesinin ikramiyeye ilişkin hükmünde ise; "İşçilere Ocak ve Temmuz aylarında 5er günlük olmak üzere yılda toplam 10 günlük (5x2=10) ücretleri tutarında ikramiye ödenir" düzenlemesi yer almaktadır. Bu açıklamalara göre ödeme için tereddüde yer vermeyecek şekilde belirli ya da kesin bir vade tayini söz konusu olmadığından temerrütün kendiliğinden gerçekleştiği yönündeki kabul yerinde değildir. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dolayısıyla mahkemece fark ikramiye alacağına ilişkin arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 696 say...