"İçtihat Metni"Mahkeme : SELÇUK Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCKnın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin 4. fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 14/09/2010 tarihinden söz konusu tedbirin infazının ihlali üzerine tensip zaptının hazırlandığı 27/06/2012 tarihleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/05/2013 ile deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 25/09/2014 tarihleri arasındaki durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibarıyla duran süreler de eklendikten sonra dolmadığı anlaşılarak yapılan...
10. Ceza Dairesi 2020/20004 E. , 2022/5513 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : SELÇUK Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCKnın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin 4. fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 14/09/2010 tarihinden söz konusu tedbirin infazının ihlali üzerine tensip zaptının hazırlandığı 27/06/2012 tarihleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/05/2013 ile deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 25/09/2014 tarihleri arasındaki durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibarıyla duran süreler de eklendikten sonra dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCKnın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesin...