Sanığın, katılan şirket ile arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedilerek sözleşme konusu 1 adet Valtra marka kepçeli traktör kiralandığı, ancak sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirket tarafından ihtarname çekildiği, buna rağmen sanığın malı ve kira bedelini iade etmediği iddia edilen olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu aracı ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı TCKnin 155/1. maddesinde...
11. Ceza Dairesi 2022/1857 E. , 2022/7202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat
Sanığın, katılan şirket ile arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedilerek sözleşme konusu 1 adet Valtra marka kepçeli traktör kiralandığı, ancak sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle şirket tarafından ihtarname çekildiği, buna rağmen sanığın malı ve kira bedelini iade etmediği iddia edilen olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu aracı ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı TCKnin 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında bozma öncesi ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 06.12.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 25.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.