Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kayden maliki olduğu 1744 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümünü devam eden bir davada hükmedilecek tazminattan dolayı korkarak emaneten inançlı temlikle annesi ...a devrettiğini, satış tarihten beri taşınmazda kardeşi ... ...'un ikamet ettiğini, taşınmazı geri almak istediğinde annesinin taşınmazı vermeyeceğini beyan ettiğini ve taşınmazı satışa çıkardığını ileri...
1. Hukuk Dairesi 2022/771 E. , 2022/3472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kayden maliki olduğu 1744 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümünü devam eden bir davada hükmedilecek tazminattan dolayı korkarak emaneten inançlı temlikle annesi ...a devrettiğini, satış tarihten beri taşınmazda kardeşi ... ...'un ikamet ettiğini, taşınmazı geri almak istediğinde annesinin taşınmazı vermeyeceğini beyan ettiğini ve taşınmazı satışa çıkardığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın müteahhidi olduğunu, daha sonra da taşınmazı belli bir ücret karşılığında devraldığını, tapu kayıtlarının gerçeği yansıttığını, davacının iddiasını ancak yazılı delille kanıtlayabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/4 E. 2019/103 K. sayılı kararıyla; inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille ya da delil başlangıcı mevcut ise tanık beyanı ile kanıtlanabileceği, davacı tarafından iddianın ispatına ilişkin yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde delil ve belge sunulmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, ancak buna rağmen yemin deliline başvurmayacaklarını beyan ettiği, gerekeçsiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın evveliyatının müvekkiline ait olduğunu ve tüm emlak borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, yakın akrabalar arasında inançlı temlikin tanıkla ispat edilebileceğini, davalı tarafın savunmalarını kanıtlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli ve 2019/1937 E. 2021/2058 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında taşınmazın geri verilmesi gerektiğine ilişkin yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek bir belgenin ortaya konulmadığı, davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği, davacının inançlı işlem iddiasını HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca kanıtlayamadığı ger...