Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma istemi davanın niteliği itibariyle reddedilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü.: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle "Somut olayda Mahkemece, tesis kadastrosu sırasında çekişmeli parsel sınırlarında bulunan kırıkların ölçülmeyerek düz geçirilmiş olduğu, 22/a uygulaması ile bu yanlışlığın giderildiği ve mevcut kırıklar üzerinden ölçülmek suretiyle yapılan sınırlandırma ve tespitin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için elverişli bulunmadığı, davaya konu taşınmazın uygulama kadastrosu tutanağı ve ada raporunda...
8. Hukuk Dairesi 2021/5503 E. , 2022/4078 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma istemi davanın niteliği itibariyle reddedilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü.: K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle "Somut olayda Mahkemece, tesis kadastrosu sırasında çekişmeli parsel sınırlarında bulunan kırıkların ölçülmeyerek düz geçirilmiş olduğu, 22/a uygulaması ile bu yanlışlığın giderildiği ve mevcut kırıklar üzerinden ölçülmek suretiyle yapılan sınırlandırma ve tespitin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için elverişli bulunmadığı, davaya konu taşınmazın uygulama kadastrosu tutanağı ve ada raporunda komşu parseller ile olan sınırlarının, sabit sınır tipinde olup değişmediği belirlenen çekişmesiz sınır olduğunun belirtildiği, geri çevirme ile dosya arasına getirtilen 2013/95 Esas, 2014/142 Karar sayılı ve 28.1.2015 kesinleşme tarihli dava dosyasında iş bu davaya konu olan 162 ada 109 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak alınan beyanlarda, bu taşınmazın tüm hudutlarını çevreleyen taş duvarların tesis kadastrosundan evvel yapıldığı ve kadastro tespiti tarihi itibariyle de mevcut olduğunun belirtildiği ve temyize konu iş bu dava dosyasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında da, parsel sınırlarını çevreleyen taş duvarların yangın sırasında tahrip olduğunun ve dağıldığının belirtildiği, eldeki davada davacılar, uygulama kadastrosu sırasında sabit sınır olarak nitelendirilen taş duvarların, tesis kadastrosu sırasında sabit sınır kabul edilen taş duvarlarla ilgisi bulunmadığı, tesis kadastrosundan sonra yörede çıkan yangın sonucu bu duvarların yıkıldığı, hali hazırda mevcut olan taş duvarların ise hayvan girişini engellemek için gelişi güzel konulduğu iddiasına dayandıkları halde; var olduğu belirtilen taş duvarların ne zaman yapıldığı, tesis kadastrosunun yapıldığı 1956 tarihinde var olup olmadığı, bahsi geçen yangından önce nerede olduğu, yangından sonra da tesis kadastrosunda var olan duruma uygun olarak taş duvarın yerini koruyup korumadığı, bahsedilen yangından sonra dağıldığı belirtildiği halde dağılmadan önce nerede bulunduğu hususlarının mahalli bilirkişilerden sorulmadığı ve fen bilirkişi raporunda işaretlenmediği, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 22.6.2014 tarihli ek raporda, tesis kadastrosu sırasında var olan kırık noktaların paftasına tersim edilirken düz geçirilmesinden kaynaklı olarak tesis kadastrosunda hata yapıldığı, 22/a uygulaması sırasında ise bu kırıklar üzerinden ölçüm yapılmak suretiyle yapılan uygulama kadastrosunun doğru olduğu bildirilmiş ise de anılan rapora ekli tesis kad...