Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1989/580 · K. 1990/3
Yargıtay

Şarta Bağlı Satış Sözleşmesi

E. 1989/580K. 1990/317 Ocak 1990
743/633taşınmaz mülkiyetinin edinimişarta bağlı satış sözleşmesibakiye satış bedeli
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1989/2 K.1990/3 T.6.4.1990 R.Gazete No.20563 R.G. Tarihi: 29.6.1990 TELEFON HİZMETİNDEN KAÇAK YARARLANMA TELEFON HİZMETİNDEN ÇEŞİTLİ USUL VE YÖNTEMLERLE SAPLAMA YAPMAK SURETİYLE BEDELSİZ VE KAÇAK YARARLANMA TÜRK CEZA KANUNU AÇISINDAN HIRSIZLIK FİİLİNİ OLUŞTURUR. Avukat N... K... imzalı 27/2/1989 günlü, Uşak Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Hamdi Yaver Aktan'ın ve Uşak Cumhuriyet Savcısı Özer Kaya'nın 7/7/1989 günlü dilekçeleriyle başkasına ait bulunan telefon hattına sahibinin izni olmaksızın saplama yapmak suretiyle yararlanan kişinin eyleminin suç oluşturup oluşturmayacağı konusunda Ceza Genel Kurulu ile 6. Ceza Dairesi kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülmesi üzerine konuyu inceleyen Birinci Başkanlık Kurulu'nca, Ceza Genel Kurulu'nun 27/6/1988 gün, E: 1988/6-175, K: 1988/306 sayılı; 26/12/1988 gün E: 1988/341-560 ve...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1989/2 K.1990/3 T.6.4.1990 R.Gazete No.20563 R.G. Tarihi: 29.6.1990 TELEFON HİZMETİNDEN KAÇAK YARARLANMA TELEFON HİZMETİNDEN ÇEŞİTLİ USUL VE YÖNTEMLERLE SAPLAMA YAPMAK SURETİYLE BEDELSİZ VE KAÇAK YARARLANMA TÜRK CEZA KANUNU AÇISINDAN HIRSIZLIK FİİLİNİ OLUŞTURUR. Avukat N... K... imzalı 27/2/1989 günlü, Uşak Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Hamdi Yaver Aktan'ın ve Uşak Cumhuriyet Savcısı Özer Kaya'nın 7/7/1989 günlü dilekçeleriyle başkasına ait bulunan telefon hattına sahibinin izni olmaksızın saplama yapmak suretiyle yararlanan kişinin eyleminin suç oluşturup oluşturmayacağı konusunda Ceza Genel Kurulu ile 6. Ceza Dairesi kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülmesi üzerine konuyu inceleyen Birinci Başkanlık Kurulu'nca, Ceza Genel Kurulu'nun 27/6/1988 gün, E: 1988/6-175, K: 1988/306 sayılı; 26/12/1988 gün E: 1988/341-560 ve 30/1/1989 gün E: 1988/6-442, K: 1989/2 sayılı kararlarıyla hırsızlık suçunun oluşacağına; ve 22/5/1989 gün, E: 1986/6-142, K: 1989/199 sayılı kararıyla da hırsızlık suçunun oluşmayacağına karar verildiği bu suretle aralarında aykırılık meydana geldiği belirlenerek bu aykırılığın İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nda giderilmesine 22/6/1989 gün ve 43 sayı ile karar verilmiştir. 6/4/1990 günü toplanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nda, aykırılığın mevcut olduğuna, içtihadın birleştirilmesi gerektiğine oybirliği ile karar verilip raportör üye dinlendikten sonra konu görüşülüp tartışıldı: Türk Ceza Kanunu'nun 491. maddesinin 1. fıkrasında hırsızlık şöyle tarif edilmiştir: "Her kim, diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu yerden alırsa, altı aydan üç seneye kadar hapsolunur". Bu tanım açısından içtihadı birleştirmenin konusu (taşınabilir mal), ve (bulunduğu yerden alma) kavramları yönünden özellik kazanmaktadır. Bu sözler değerlendirilirken kuşkusuz (zilyetlik) ve (mamelek) kavramlarının dikkate alınmaları zorunludur. İçtihadı birleştirmeye esas tutulan kararlarda sözü edilen olayların ortak özelliği herhangibir kişiye ait telefon hattından saplama yapmak suretiyle hat alıp sanığın kendisine ait telefon makinası ile rıza olmaksızın konuşma sağlaması keyfiyetidir. Ceza Genel Kurulu'na intikal eden diğer bir olayda ise sanıkların kendi evlerinde kurdukları özel telefon santralleri ile Tarabya santrallerini kullanarak kaçak milletlerarası konuşmalar yapılmasını sağlamaları söz konusu edilmiştir. Bu olayların Türk toplumunun değer yargılarına tamamen ters düştüğü, ahlaka ve hukuka aykırı sonuçlar doğurduğu tartışmasızdır. Türk Ceza Kanununun 491. maddesinin ilk fıkrasındaki unsurlar genişletici yoruma tabi tutulduğunda yukarıda özetlenen eylemleri kapsamına aldığının kabulü gerekli görülmüştür. Zira yorumda toplumun değer yargıları ve teknolojinin gerisinde kalınamaz. Görüşmeler sırasında Ceza Hukukunda kıyasın caiz olmadığı, toplumun değer yargılarına göre, yasada açıklık olmadığı halde bir eylemin suç sayılamayacağı ile...

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 1970/1 · K. 1971/2

25 Ekim 1971

Yargıtay

E. 1995/9277 · K. 1995/10817

5 Aralık 1995

YONETMELIK

E. — · K. —

14 Ocak 2015

YONETMELIK

E. — · K. —

14 Ocak 2015

Yargıtay

E. 1949/13 · K. 1951/5

20 Haziran 1951

Yargıtay

E. 1995/8526 · K. 1995/10001

12 Ekim 1995