Bir kimsenin hiç bir hakkı olmadığı halde elinde bulundurduğu başkasına ait gayrimenkulü kiraya vererek kiraları almış olması halinde gayrimenkul sahibinin o kimseden kira paralarını almak üzere açtığı dâvanın hukuki mahiyeti ve dolayısiyle müruruzamanı hakkında Hukuk Umumi Heyetinin esas 4/89, karar 98 sayılı ve 23/6/1954 gün ve 26/2/1957 günlü kararları arasında birbirini tutmazlık olduğu bildirilmesi üzerine toplanan İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince durum incelenip görüşüldükten sonra aşağıda açıklanacak sebeplerle içtihadı birleştirmeye yer olduğuna karar verilmiş ve Dördüncü Hukuk Dairesinin görüşünün doğru olduğu neticesine varılmıştır. I - Hukuk Umumi Heyeti kararında dâvanın mahiyetçe vekâletsiz tasarruf hükümlerine dayanan bir dâva bulunmadığı ve Medeni Kanunun 908 inci maddesine dayanan bir dâva olduğu cihetle Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesindeki 1 ve 10 yıllık...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E. 1958/15 K. 1958/6 T. 4.6.1958 R.Gazete No. 10021 R.G. Tarihi: 1.10.1958 KÖTÜNİYETLİ ZİLYEDİN SORUMLULUĞU BAŞKASININ TAŞINMAZINI KİRAYA VERME BİR KİMSENİN BAŞKASINA AİT OLDUĞUNU BİLDİĞİ VEYA BİLEBİLECEK DURUMDA BULUNDUĞU BİR GAYRİMENKULÜ KENDİ MALI İMİŞ GİBİ KİRAYA VERİP KİRALARI TOPLAMIŞ OLMASI NEDENİYLE HAK SAHİBİNİN O KİMSEDEN KİRALARIN ALINMASI İÇİN AÇACAĞI DAVANIN GEREK BK 414. GEREKSE MK 908. MADDESİNE DAYANAN BİR DAVA OLARAK NİTELENDİRİLMESİ MÜMKÜNDÜR. (743/906,908) (818/414) Bir kimsenin hiç bir hakkı olmadığı halde elinde bulundurduğu başkasına ait gayrimenkulü kiraya vererek kiraları almış olması halinde gayrimenkul sahibinin o kimseden kira paralarını almak üzere açtığı dâvanın hukuki mahiyeti ve dolayısiyle müruruzamanı hakkında Hukuk Umumi Heyetinin esas 4/89, karar 98 sayılı ve 23/6/1954 gün ve 26/2/1957 günlü kararları arasında birbirini tutmazlık olduğu bildirilmesi üzerine toplanan İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince durum incelenip görüşüldükten sonra aşağıda açıklanacak sebeplerle içtihadı birleştirmeye yer olduğuna karar verilmiş ve Dördüncü Hukuk Dairesinin görüşünün doğru olduğu neticesine varılmıştır. I - Hukuk Umumi Heyeti kararında dâvanın mahiyetçe vekâletsiz tasarruf hükümlerine dayanan bir dâva bulunmadığı ve Medeni Kanunun 908 inci maddesine dayanan bir dâva olduğu cihetle Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesindeki 1 ve 10 yıllık müruruzamana tabi olduğu kabul edilmişken Dördüncü Hukuk Dairesi kararında dâvanın mahiyetçe Borçlar Kanununun vekâletsiz tasarrufun bir nev'ine ilişkin olan 414 üncü maddesine dayanan bir dâva olması dolayısiyle Borçlar Kanununun 125 inci maddesi hükmünce 10 yıllık müruruzamana tabi olduğu esası benimsenmiştir; o halde kararlar arasında açıkça birbirini tutmazlık ve ortada içtihadı birleştirme sebebi vardır. II - Bir kimsenin üzerinde hiç bir hakkı bulunmadığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu bir gayrimenkulü kiraya verip kiralarını almış olması hali, kötü niyetli zilyedin eli altındaki malın medeni semerelerini almış olması durumudur ki bu halde de kötü niyetli zilyed, elde etmiş olduğu semereleri Medeni Kanunun 908 inci maddesi hükmünce esas hak sahibine vermeğe ve şayet veremezse bundan dolayı tazminat ödemeye mecburdur. Bu itibarla, hakikî mâlikin kira paralarını toplamış bulunan zilyede karşı açtığı dâva, Medeni Kanunun 908 inci maddesine ilişkin bir dâvadır. III - Bir kimsenin kendisine ait olmadığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu bir malı kendisinin malı imiş gibi kiraya vermesi ve kiracılardan kira paralarını toplaması faaliyeti, bir iş görmedir ve mal kiraya verene ait olmadığı cihetle görülen iş, başkasının işidir. Malı kiraya verip kira paralarını alan kimse, mal sahibinin menfaatine değil fakat kendi menfaatine hareket ettiğinden dolayı, ortada başkasının işini gören kimsenin iş sahibinin yerine kendi menfaatine hareket etmiş olması durumu vardır ki böyle bir durumda işi görülen kimse (Yâni mal sahibi), işi görend...