HÜKÜM : Asıl kararla, sanık hakkında hükümlülük, müsadere, tasfiye; ek kararla, sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin 04.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkeme tarafından eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme istemi 5271 sayılı CMK'nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, bu konuda verilen 05.06.2015 tarihli eski hale getirme talebinin reddine dair ek karar ile ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/06/2015 tarihli, 2015/593 D.İş sayılı kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilip kaldırılarak...
7. Ceza Dairesi 2021/8007 E. , 2022/8918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Asıl kararla, sanık hakkında hükümlülük, müsadere, tasfiye; ek kararla, sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafiinin 04.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkeme tarafından eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme istemi 5271 sayılı CMK'nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, bu konuda verilen 05.06.2015 tarihli eski hale getirme talebinin reddine dair ek karar ile ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/06/2015 tarihli, 2015/593 D.İş sayılı kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilip kaldırılarak sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta, muhatabın adreste bulunmama sebebi yazılmadığı gibi şerhin son kısmında haber bırakıldığı belirtilen komşunun ismini vermekten imtina ettiğinin belirtildiği, bu haliyle gerekçeli karar evrakının, 7201 sayılı Kanunun 21/1. maddesine göre tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ evrakında bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi tesbit ve tevsik edilmeden tebliğ işleminin yapıldığı, bu haliyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1) Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. ma...