Sanığa yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliği usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanığın 11.05.2015 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine...
11. Ceza Dairesi 2021/11523 E. , 2022/7591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet
A)Şikayetçi vekilinin temyizinin incelenmesinde; Sanığa yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliği usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanığın 11.05.2015 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1)5237 sayılı TCKnin 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı, 2)Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.