Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.12.2020 tarih ve 2019/1 E. - 2020/487 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalının danışmanlık ofisinin bulunduğunu, davacının Türkçe bilmemesi sebebiyle davalıdan yalnızca danışmanlık hizmeti aldığını, bu hizmete ilişkin makbuzların da dosyada yer aldığını,taraflar arasında herhangi...
11. Hukuk Dairesi 2021/1596 E. , 2022/3641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.12.2020 tarih ve 2019/1 E. - 2020/487 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalının danışmanlık ofisinin bulunduğunu, davacının Türkçe bilmemesi sebebiyle davalıdan yalnızca danışmanlık hizmeti aldığını, bu hizmete ilişkin makbuzların da dosyada yer aldığını,taraflar arasında herhangi bir ticari alışverişin bulunmadığını, davalının müvekkiline sayısız belge imzalattığını, takip konusu bononun da bunlardan biri olduğunu, söz konusu senedin davacının içinde bulunduğu durumdan ve Türkçe bilmemesinden faydalanılarak hile ile alındığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ispat yükümlülüğünün davacı tarafta olduğunu, iddiaların inandırıcılıktan uzak, soyut ve maddi delile dayanmadığını, alacağı sürüncemede bırakmak adına davanın açıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının savcılığa vermiş olduğu şikayet dilekçesinde dava dilekçesindeki gibi davalıyı uzun süreden beri tanıdığı, davalının dernek üyeliği yaptığı, davacının Türkçe bilmediği, bu miktarda borçlanabilecek mal varlığı olmadığı, boş belgeye imza atıldığı, imzanın hile ile atıldığını beyan ettiği, iddialar sebebiyle takipsizlik kararı verildiği ancak itiraz üzerine tekrar iddianame düzenlenerek yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonunda davalı hakkında her ne kadar beraat kararı verilse de Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesi uyarınca hakimin ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, davalının kolluğa vermiş olduğu ifadede, davacının iki adet evini ücret karşılığında satın aldığı, nakit olarak senet karşılığı ödeme yaptığını, yine davacının kocası öldükten sonra bir takım tapu ve intikal işlemlerini vekaleten yaptığını, ücretini aldığını, ancak çocukların izin vermemesi üzerine taşınmazların satışının yapılmadığı, evleri alamadığını, ev için verilen para sebebiyle icra takipleri yapıldığını beyan ettiği, varılan bu noktada hile iddialarının tanık ile ispat edilebileceği, senedin ihdas sebebinin değiştirilmesi halinde ispat yükünün yer değiştireceği, dava konusu senetlerden 60.000,00 TL'lik senette malen kaydı yer aldığı, davalının senetlerin verilen para sebebiyle yapıldığını ikrar ettiği ve 60.000,00 TL senet yönünde...