E. 2021/6031 K. 2022/3650
Kısa Önizleme
ÖnizlemeTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.02.2020 gün ve 2017/177 - 2020/100 sayılı kararı onayan Daire'nin 23.06.2021 gün ve 2020/2372 - 2021/5339 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında hazır beton teslimat sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kazakistan'da davalının hiçbir...
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2021/6031 E. , 2022/3650 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.02.2020 gün ve 2017/177 - 2020/100 sayılı kararı onayan Daire'nin 23.06.2021 gün ve 2020/2372 - 2021/5339 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında hazır beton teslimat sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kazakistan'da davalının hiçbir malvarlığına ulaşılamadığından alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu kararın Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, dava dilekçesi ve kararın usulünce kendilerine tebliğ edilmediğini, gıyapta karar verildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUKun 50. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların tenfizi istenebilir. Mahkemece, dava konusu yabancı ilamın kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir şerh mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir. Bu hale göre, mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması olmalıdır. Bu saptamanın yapılabilmesi için mahkemece, Kazakistan ile ülkemiz arasındaki iki taraflı sözleşme hükümleri göz önüne alınmalı, bunun yanında Kazakistanın 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adlî ve Gayrî Adlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesine (Lahey Sözleşmesi) taraf olup olmadığı belirlenmeli, taraf olduğunun tespiti halinde ülkemizin anılan sözleşmenin 10uncu maddesinde yer alan posta yolu ile tebligata ilişkin hükme çekince koyduğu gözden kaçırılmadan kararın çekinceye uygun olarak diplomatik yolla tebliğ edilip edilmediği de belirlenmeli ve yapılaca...