5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...ın savunmasının alındığı 18/02/2016 tarihli duruşma sonucunda kurulan ara kararda, duruşmanın 03/05/2016 günü yapılacağı belirtildiği halde, duruşma günü beklenmeden ve sanığın yokluğunda duruşma yapılıp hüküm kurulmak suretiyle sanık ...ın savunma hakkının kısıtlanması, 2- Sanık ... hakkında, mağdura yönelik bir suç işleme...
2. Ceza Dairesi 2020/27277 E. , 2022/8825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...ın savunmasının alındığı 18/02/2016 tarihli duruşma sonucunda kurulan ara kararda, duruşmanın 03/05/2016 günü yapılacağı belirtildiği halde, duruşma günü beklenmeden ve sanığın yokluğunda duruşma yapılıp hüküm kurulmak suretiyle sanık ...ın savunma hakkının kısıtlanması, 2- Sanık ... hakkında, mağdura yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında 07/06/2015 tarihinde işlediği hırsızlık suçu bakımından 28/10/2015 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, aynı mağdura yönelik olarak 14/06/2015 tarihinde işlediği hırsızlığa teşebbüs suçu bakımından ise 17/06/2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/413 E., 2015/575 K. sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 10/11/2015 tarihinde kesinleştiği, zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması bakımından, bahsi geçen dava dosyasının incelenmesi, dosyalar birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması, kesinleşen mahkumiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/12/2020 tarihli ve 2020/18-350 E., 2020/529 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/10/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden itibaren beş yıllık denetim süresinin geçtiği dikkate alınarak, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bu dosyanın akıbeti araştırılıp gerektiğinde sonuçlandırılması da sağlanarak; a) Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi ve bu kararın temyi...