Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R ... İli Silivri İlçesinde 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Kurfallı Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 17 parsel sayılı 515,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, bahçe niteliğiyle davalı adına tespit edilmiş ve sonuçlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesine göre 03.06.2015 - 02.07.2015 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Davacı Hazine vekili 01.07.2015 tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek,...
8. Hukuk Dairesi 2021/12767 E. , 2022/4387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
... İli Silivri İlçesinde 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Kurfallı Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 17 parsel sayılı 515,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, bahçe niteliğiyle davalı adına tespit edilmiş ve sonuçlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesine göre 03.06.2015 - 02.07.2015 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Davacı Hazine vekili 01.07.2015 tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Mahkemece, dava konusu taşınmazda davalı gerçek kişi lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun kabulüyle yazılı biçimde davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Bilindiği üzere Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir (3402 sayılı Kanun mad. 17). Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir (aynı Kanun'un 14/1. maddesi). Dava konusu taşınmaz, 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahdit çalışmalarında orman sınırlan dışında bırakılmış ise de, taşınmazın orman niteliğinin 4785 sayılı Kanuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira; kural olarak, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının, kesinleşmiş orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenmesi gerekmekte ise de, 3116 sayılı Kanunla, sadece Devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörüldüğünden, 4785 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla, orman sınırı dışında kalan taşınmazların orman niteliği ve hukuki durumu saptan...