Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asliye hukuk mahkemesine açmış olduğu dava da; ... A.Ş.'ye ait gayrimenkullerin icra yoluyla yapılacak satışında gerekli finansmanları temin etmek, hukuki işlemleri yürütmek amacıyla davalı ile 11/08/2014 tarihinde adi ortaklık kurduğunu ancak kurulan adi ortaklığın amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek; ortaklığın haklı nedenle feshi ve tasfiyesine, ortaklık gelirinin...
3. Hukuk Dairesi 2022/3245 E. , 2022/4451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ :
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı asliye hukuk mahkemesine açmış olduğu dava da; ... A.Ş.'ye ait gayrimenkullerin icra yoluyla yapılacak satışında gerekli finansmanları temin etmek, hukuki işlemleri yürütmek amacıyla davalı ile 11/08/2014 tarihinde adi ortaklık kurduğunu ancak kurulan adi ortaklığın amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek; ortaklığın haklı nedenle feshi ve tasfiyesine, ortaklık gelirinin şimdilik 100.000 TL'sinin davalıdan tahsiline, Antalya İli Serik İlçesi Karadayı Mahallesinde bulunan 274 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı uhdesinde bulunması halinde ortaklık adına tescil edilmesine, söz konusu taşınmazın devredilmiş olması halinde %50 ortaklık payı alacağı olarak şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan tahsilini ve davalı tarafından davacı şirketten alınan 29/02/2016 ve 10/03/2016 tarihli ibraların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asliye hukuk mahkemesince; davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, tensiben davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince reddedilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği asliye ticaret mahkemesince; arabuluculuk başvurusu sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava tarihinden önce düzenlenmediği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinden sonra arabulucuya başvurulduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde; "Bu Kanununun 4. üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. " hükmü mevcuttur. Arabuluculuk, zorunlu arabulucul...