Defter ve belgeleri gizleme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun sanığa ait olduğu, 213 sayılı VUK'nin 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istenildiğinde ibraz etme zorunluluğu bulunduğu; sanığın savunmasında, "ibrazı istenen defter ve belgelerin 2012 yılında evinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınmış olabileceğini düşündüğünü, ancak daha sonra muhasebecisinde olduğunu öğrendiğini, ibraz etmek istediğinde ise sürenin geçmiş olması sebebiyle kabul edilmediğini" beyan etmesi karşısında; sanığın savunmasının yasanın aradığı anlamda mücbir sebep...
11. Ceza Dairesi 2017/16814 E. , 2022/8143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat
Defter ve belgeleri gizleme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun sanığa ait olduğu, 213 sayılı VUK'nin 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istenildiğinde ibraz etme zorunluluğu bulunduğu; sanığın savunmasında, "ibrazı istenen defter ve belgelerin 2012 yılında evinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınmış olabileceğini düşündüğünü, ancak daha sonra muhasebecisinde olduğunu öğrendiğini, ibraz etmek istediğinde ise sürenin geçmiş olması sebebiyle kabul edilmediğini" beyan etmesi karşısında; sanığın savunmasının yasanın aradığı anlamda mücbir sebep oluşturmadığı cihetle; unsurları itibariyle oluşan defter ve belgeleri gizleme suçundan, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCKnin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.