Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14/09/2010 tarihinde verilen dilekçeyle maliki 20 yıl önce ölmüş bulunan ve bu nedenle tapu kaydının hukuki nedenini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescili talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/03/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 138 ada 350 (öncesi tapulamanın 164 sayılı parseli) parselin içerisinden taşınmazın bir kısmını 1975 yılında davalıların mirasbırakanı ...ndan satın aldığını, satın aldığı tarihten bu yana taşınmazı aralıksız...
7. Hukuk Dairesi 2021/7727 E. , 2022/3461 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14/09/2010 tarihinde verilen dilekçeyle maliki 20 yıl önce ölmüş bulunan ve bu nedenle tapu kaydının hukuki nedenini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescili talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/03/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 138 ada 350 (öncesi tapulamanın 164 sayılı parseli) parselin içerisinden taşınmazın bir kısmını 1975 yılında davalıların mirasbırakanı ...ndan satın aldığını, satın aldığı tarihten bu yana taşınmazı aralıksız çelişmesiz malik sıfatı ile zilyet olarak vekil edeni tarafından kullanıldığını, zilyetlik süresinin 35 yılı aşkın olduğunu, kayıt maliki ...nun 1979 yılında öldüğünün, ölümünden itibaren 25 yılı aşkın bir süreden beri taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunduğunu, satın alınan yerin arsaya dönüştüğünü ve arsa niteliğinde kabul edilmesi gerektiği açıklayarak vekil edeninin kullandığı yer bakımından taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili uyuşmazlık konusu taşınmazın vekil edenleri tarafından hiçbir zaman davacı tarafa satılmadığını ve teslim de edilmediğini, TMK'nun 713/2'inci fıkrasında yer alan 20 yıl önce ölmüş ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/15 Karar sayılı ilamıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, böylece davanın yasal dayanağının kalmadığını, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun davanın Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı da gözetilerek reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli ve 2013/3Esas, 2013/112 sayılı Kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 09.05.2014 tarihli ve 2013/13304 Esas, 2014/9073 sayılı Kararıyla; mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı; yerel mahkemenin kararına dayanak oluşturan hükmün TMK'nun 713/2 inci fıkrasındaki; "ölmüş" sözcüğünün Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin kararı ve bu karar yayımlanana kadar hükmün yürürlüğünün durdurulması kararının somut olayın çözümünde öncelikli sorun olduğu ifade edilerek, yürürlüğünün durdurulması karar tarihi olan 17.03.2011 tarihinden önce hak sahipleri yararına kazanma koş...