Kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 125/3-a, 62 ve 51. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının ertelenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2010 tarihli ve 2009/854 esas, 2010/1045 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yarına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2022 gün ve 2021/155963 sayılı istem yazıları ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle dosya incelendi. İstem yazısında; Dosya kapsamına göre, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette sabıkası bulunmayan sanık hakkında, kararın gerekçe bölümünde sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar...
4. Ceza Dairesi 2022/3639 E. , 2022/12366 K.
"İçtihat Metni"KARAR Kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 125/3-a, 62 ve 51. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının ertelenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2010 tarihli ve 2009/854 esas, 2010/1045 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yarına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2022 gün ve 2021/155963 sayılı istem yazıları ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle dosya incelendi. İstem yazısında; Dosya kapsamına göre, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette sabıkası bulunmayan sanık hakkında, kararın gerekçe bölümünde sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığı şeklinde görüş yazıldığı hâlde, hükmün (1-b) fıkrasının 3. bendinde sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığından bahisle cezalarının ertelenmesine karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılmasında isabet görülmemiştir. " denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, kanun yararına bozma adı ile 5271 sayılı CMKnın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanunun 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14/11...