Suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında sahte belgelerin düzenlendiği 07.05.2012 tarihi yerine, 21.12.2010 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiş; sanık hakkında müştekinin kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafı ile düzenlediği sahte nüfus cüzdanı talep belgesini muhtara onaylatmak ve bu belge ile nüfus müdürlüğünden sahte kimlik çıkartmasından dolayı dava açıldığı, muhtarlıkça onaylanan sahte nüfus cüzdanı talep belgesinin mevcut olduğu ancak nüfus cüzdanı ele geçmemiş olsa dahi kurum tarafından düzenlenmesi dikkate alınarak aldatma kabiliyetini haiz olacağı nazara alındığında, farklı zamanlarda düzenlenmiş iki ayrı sahte belge olmasına ve dolayısıyla eylemlerin bir bütün halinde zincirleme olarak işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmasına karşın 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinin uygulanamaması aleyhe temyiz...
11. Ceza Dairesi 2019/6070 E. , 2022/8640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
Suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında sahte belgelerin düzenlendiği 07.05.2012 tarihi yerine, 21.12.2010 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiş; sanık hakkında müştekinin kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafı ile düzenlediği sahte nüfus cüzdanı talep belgesini muhtara onaylatmak ve bu belge ile nüfus müdürlüğünden sahte kimlik çıkartmasından dolayı dava açıldığı, muhtarlıkça onaylanan sahte nüfus cüzdanı talep belgesinin mevcut olduğu ancak nüfus cüzdanı ele geçmemiş olsa dahi kurum tarafından düzenlenmesi dikkate alınarak aldatma kabiliyetini haiz olacağı nazara alındığında, farklı zamanlarda düzenlenmiş iki ayrı sahte belge olmasına ve dolayısıyla eylemlerin bir bütün halinde zincirleme olarak işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmasına karşın 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinin uygulanamaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.