1) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b. maddesinde düzenlenen sahte belge düzenleme ile 359/a-2. maddesinde düzenlenen "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarının birbirinden farklı ve bağımsız suçlar olduğu, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunun oluşabilmesi için taraflar arasında gerçek bir mal veya hizmet alışverişinin bulunması, ancak alışveriş miktar veya mahiyetinin gerçekte olduğundan farklı gösterilmesinin gerektiği, belgenin gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde varmış gibi düzenlenmesi halinde ise sahte belge düzenleme suçunun oluşacağı nazara alındığında; somut olayda, POS tefecilik faaliyeti kapsamında vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde ve elde ettiği faiz gelirini gizlemek amacıyla herhangi bir mal ve hizmet satışına dayanmayan belge (fatura, ÖKC fişi, gider pusulası) düzenlediği iddia edilen sanık hakkında,...
11. Ceza Dairesi 2021/11160 E. , 2022/8869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet
1) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b. maddesinde düzenlenen sahte belge düzenleme ile 359/a-2. maddesinde düzenlenen "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarının birbirinden farklı ve bağımsız suçlar olduğu, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunun oluşabilmesi için taraflar arasında gerçek bir mal veya hizmet alışverişinin bulunması, ancak alışveriş miktar veya mahiyetinin gerçekte olduğundan farklı gösterilmesinin gerektiği, belgenin gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde varmış gibi düzenlenmesi halinde ise sahte belge düzenleme suçunun oluşacağı nazara alındığında; somut olayda, POS tefecilik faaliyeti kapsamında vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde ve elde ettiği faiz gelirini gizlemek amacıyla herhangi bir mal ve hizmet satışına dayanmayan belge (fatura, ÖKC fişi, gider pusulası) düzenlediği iddia edilen sanık hakkında, 2013 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı VUKnin 359/b. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın sübutu kabul edilen fiilinin 213 sayılı VUKnin 359/b. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde sahte belge düzenleme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek ve sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçundan VUKnin 359/a-2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı, 2) Kabule göre de; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCKnin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.