Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/8141 · K. 2022/9059
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/8141 K. 2022/9059

E. 2019/8141K. 2022/905918 Mayıs 2022
iptal kararımasumiyet karinesiresmi belgede sahtecilik
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.10.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.05.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında 01.01.2008 şeklinde yazılan suç tarihinin 06.01.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi, ayrıca 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2019/8141 E. , 2022/9059 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMKnin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.10.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.05.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında 01.01.2008 şeklinde yazılan suç tarihinin 06.01.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi, ayrıca 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 18.05.2022 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla diğer yönlerden ise oy birliği ile karar verildi.

KARŞI OY Dairemizin 18/05/2022 tarih, 2019/8141 Esas, 2022/9059 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Sanığın TCKnin 204/1, 53/1, maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarih 2015/125 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 28/09/2010 tarih 2010/190 Es., 2010/367 Kr. sayıyla verilen hükmün CMKnin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2014 tarih 2014/255 Esas, 2014/772 Karar sayı ile TCKnin 125/1, 4, 62, 52. maddeleri ile doğrudan 2.175 TL APC ile, ayrıca aynı yasanın 86/2, 3-e, 35, 62, 52/2. maddeleri uyarınca doğradan 2.325 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir. Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün a...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/7391 · K. 2022/9058

18 Mayıs 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/6085 · K. 2022/3461

3 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/6391 · K. 2022/3860

9 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/7105 · K. 2022/3403

2 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/11600 · K. 2022/3181

1 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/11804 · K. 2022/3121

28 Şubat 2022