Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının ... emrinde görevli iken mecburi hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden 10/04/2013 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, davalının mecburi hizmet süresinin tamamlamadan ilişiğinin kesilmesi nedeniyle öğrenim giderlerinden sorumlu olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 15.797,06 TL tutarındaki kamu alacağının ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 2.285,77 TL öğrenim gideri faiz tutarı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava...
3. Hukuk Dairesi 2022/3368 E. , 2022/4777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının ... emrinde görevli iken mecburi hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden 10/04/2013 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, davalının mecburi hizmet süresinin tamamlamadan ilişiğinin kesilmesi nedeniyle öğrenim giderlerinden sorumlu olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 15.797,06 TL tutarındaki kamu alacağının ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve 2.285,77 TL öğrenim gideri faiz tutarı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 15.796,89 TL asıl alacak ve 2.285,74 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kabul edilen 15.796,89 TL asıl alacağa 04/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay(kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 15/01/2010 tarihli ve 2017/1717 Esas, 2020/204 Karar sayılı kararıyla; davalıya yapılan masrafların nelerden ibaret olduğu ve işletilecek faizin hangi tarihten başlatıldığı, hangi oranlarda faiz işletildiği hususunda ayrıntı içermeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, ayrıca, davacı idare vekili asıl alacağa ilişik kesme tarihinden faiz işletilmesini istediğinden asıl alacağa ilişik kesme tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken temerrüt için ayrı bir ihtara gerek bulunmadığı gözetilmeden borcun tebliğ tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece; bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile 15.797,06 TL asıl alacak ve 2.285,77 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kabul edilen 15.797,06 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Belirtilmelidir ki bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında ...