"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın usulden reddine ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonunda önce onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine kararın bozulmasına karar verilmiş ve Özel Dairece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 02.03.2015 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan ihtiyatî tedbir istemli tespit davasında yapılan tespit sonucu bilirkişi raporu alındığını ve...
Hukuk Genel Kurulu 2022/397 E. , 2022/701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın usulden reddine ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonunda önce onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine kararın bozulmasına karar verilmiş ve Özel Dairece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 02.03.2015 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan ihtiyatî tedbir istemli tespit davasında yapılan tespit sonucu bilirkişi raporu alındığını ve 12.08.2010 tarihinde verilen ek karar ile depodaki tohumların satılmaması için uygun koşullarda saklanmak üzere ihtiyatî tedbir konulmasına ve yediemine tevdiine karar verildiğini, bu kararı veren Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin davada görevli olmadığını, bu nedenle verilen tedbir kararı geçersiz olduğu gibi aynı zamanda gereksiz olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından itiraz edilmiş ve böylece kesinleşmemiş bir tespit raporuna dayanarak tedbir uygulanmasının hatalı olduğunu, dosyanın görevsizlikle gönderildiği fikri sınai haklar mahkemesi sıfatı ile Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince de gerek müvekkili şirketin aldığı tespit raporları gerek yedieminin tohumların bozulacağına dair dilekçesi gerek bilirkişi raporları ve gerekse de tarafların itirazlarına rağmen hâkimlerin ihtiyatî tedbir ile ilgili gerekli tedbirleri aldırmadıkları gibi itirazları da değerlendirmediklerini, dört yıl boyunca tüm itirazlara rağmen ihtiyatî tedbiri kaldırmayarak uzun süre uygun olmayan depolama koşullarında kalan tohum materyallerinin çimlenme özelliğini yitirmesine ve çürümesine neden olunduğunu, fikri ve sınai haklar mahkemesi sıfatıyla Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın esasına dair kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulduğunu, bozma kararında davanın ıslahçı payına ilişkin olmadığının, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde görülmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu durumda tüm aşamalar boyunca 5042 sayılı Kanun gereğince verilen ve devam ettirilen tedbir kararlarının da hukuka aykırı olduğunun netlik kazandığını, bu şekilde farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin ciddi zarara uğradığını, zararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 46. maddesi gereğince davalı idareden tazmininin gerektiğini, ancak dava dosyasında çok sayıda bilirkişi raporu bulunması ve yargılama aşamasında alınacak bir bilirkişi raporu sonucu gerçek zararın ortaya çıkacak olması nedeniyle şimdilik davanın belirsiz alaca...