Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2020/134 E. - 2020/238 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının Cilicia ibareli marka başvurusuna iltibas vakasına dayanılarak müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK kararıyla ret edildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin Dünya çapında tescilli ve tanınmış markası ile benzer olduğunu, davalının müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, Silesia markası ile davalının Cilicia markasının iltibas yarattığını ve...
11. Hukuk Dairesi 2021/1789 E. , 2022/3903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.09.2020 tarih ve 2020/134 E. - 2020/238 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının Cilicia ibareli marka başvurusuna iltibas vakasına dayanılarak müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK kararıyla ret edildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin Dünya çapında tescilli ve tanınmış markası ile benzer olduğunu, davalının müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, Silesia markası ile davalının Cilicia markasının iltibas yarattığını ve karıştırılma ihtimali olduğunu, özellikle fonetik bakımdan davalı markanın Silesia markası ile aynı olduğunu, Silesia markasını gıda ürünleri alanında tanınmış bir marka haline getirdiğini, dava konusu markanın tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğini, dava konusu Cilicia markasının tescilinin, davacı şirketin unvanına ve tescilli tüm seri markalarının itibarına zarar vereceğini, tescilin davalı şirkete haksız yarar sağlayacağını, dava konusu Cilicia ibaresinin hiçbir anlam ifade etmeyen özel ifade olmasının ayrıca kötü niyeti de gündeme getirdiğini ileri sürerek 2016-M-5962 sayılı kararın iptaline, davalının 2015/65271 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin cilicia markasını ürettiği turşu ürününün adı olarak kullandığını, silesia ile cilicia markalarının kullanım alanlarının çok farklı olduğunu, alıcı kitlelerinin birbirinden farklı olduğunu, söz konusu markaların yazım olarak farklı olduğunu, davalı, cilicia ibaresinin anlamının Çukurova kelimesinin Latince ve İngilizce ismi olduğunu, cilicia ibaresinin Latince ve İngilizce okunuşunun Kilikya şeklinde olduğunu, davacı markası olan silesia ibaresinin yazıldığı gibi okunduğu ve markaların karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında görsel ve kavramsalı benzerlik bulunmadığı gibi kısmi sesçil benzeşmenin de 556 sayılı KHK 8/1-b bendi uyarınca karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik yaratmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları ...