Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yolu ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı asılın 20.02.2008 tarihinden itibaren davalı Şirkete ait Kuzey lrak'taki inşaat şantiyelerinde kalıpçı...
9. Hukuk Dairesi 2022/5268 E. , 2022/6382 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yolu ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı asılın 20.02.2008 tarihinden itibaren davalı Şirkete ait Kuzey lrak'taki inşaat şantiyelerinde kalıpçı olarak çalışmaya başladığını, çalışmasının 07.08.2014 tarihine kadar devam ettiğini, işten çıkarıldığı tarihte en son aylık net 1.500,00 USD ücret aldığını, üç öğün yemek ve barınma giderinin karşılandığını, iş sözleşmesine iş bitimi sebebiyle davalı işveren tarafından son verildiğini, ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 28.04.2018 tarihli davayı somutlaştırdığı dilekçesinde; 09.12.2009 - 31.12.2009 ve 27.06.2013 - 03.08.2013 tarihlerinde başka işyerinde çalışıldığından bu sürelerin dışlanması gerektiğini, çıkış işlemlerinin yapılmayacağının ve ücret alacaklarının ödenmeyeceğinin belirtilmesi sebebiyle davacının iradesi dışında istifa dilekçelerini imzaladığını, 31.05.2008, 25.08.2011 ve 12.11.2012 tarihlerinde gerçek bir feshin söz konusu olmadığını, davacının ücretsiz izinli olarak yurda gönderildiğini, dava dilekçesinde ücret konusunda maddi hata yaptıklarını ve davacının son ücretinin 1.750,00 USD olduğunu, ayda bir kez hafta tatili izni kullandırıldığını ileri sürerek dava dilekçesinde belirttiği alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hizmet sözleşmelerinin belirli süreli olduğunu ve çalışmanın 20.02.2008-31.05.2008, 21.09.2010-25.08.2011, 30.11.2011 -12.11.2012 ile 26.03.2014-31.07.2014 tarihleri arasında dört dönem olarak gerçekleştiğini, davacının 20.02.2008-07.08.2014 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ilk üç çalışma döneminde aylık ücretinin net 550,00 USD, son çalışma döneminde ise 1.750,00 USD olduğunu, hem iş sözleşmelerinin sona erme biçimleri hem de çalışma süreleri bakımından davacının kıdem tazminatı hakkının bulunma...