Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4380 · K. 2022/9727
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/4380 K. 2022/9727

E. 2021/4380K. 2022/972724 Mayıs 2022
alacağın tahsilibilirkişi incelemesibilirkişi raporuicra takibiiptal kararıtaşınmaz devri
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1) Sanıklar ile katılanların karşılıklı davalarının bulunduğu, bu dava dosyasına sanıklar tarafından 22.03.2010 tarihli "protokol ve borç ikrarı" başlıklı belge ibraz edildiği, yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi ile söz konusu belgenin kimyasal bir işlemle silinerek dava konusu belge haline getirildiğinin tespit edildiği, bunun bir dilekçeden dönüştürülmüş sahte bir protokol ve borç ikrarı belgesi olduğunun belirlendiği, bu şekilde her iki sanığın, sanıklardan ...'nin hazırladığı ve bilirkişi raporuna göre sahte olarak düzenlenen belgeyi mahkemeye sunmak suretiyle kullanarak üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda; sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemeleri ve sanık ...'un, katılan ... ve oğlu Hüseyin Karakuş ile aralarında ticari ilişkiden dolayı dostluk olduğunu, kullanmış olduğu krediye karşılık katılan ... tarafından ipotek verildiğini,...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2021/4380 E. , 2022/9727 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet 1) Sanıklar ile katılanların karşılıklı davalarının bulunduğu, bu dava dosyasına sanıklar tarafından 22.03.2010 tarihli "protokol ve borç ikrarı" başlıklı belge ibraz edildiği, yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi ile söz konusu belgenin kimyasal bir işlemle silinerek dava konusu belge haline getirildiğinin tespit edildiği, bunun bir dilekçeden dönüştürülmüş sahte bir protokol ve borç ikrarı belgesi olduğunun belirlendiği, bu şekilde her iki sanığın, sanıklardan ...'nin hazırladığı ve bilirkişi raporuna göre sahte olarak düzenlenen belgeyi mahkemeye sunmak suretiyle kullanarak üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda; sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemeleri ve sanık ...'un, katılan ... ve oğlu Hüseyin Karakuş ile aralarında ticari ilişkiden dolayı dostluk olduğunu, kullanmış olduğu krediye karşılık katılan ... tarafından ipotek verildiğini, ancak borçlarını ödeyemediğini, bunun üzerine katılan ... tarafından bankaya 44.000 TL ödendiğini, diğer sanık olan annesi ...'a ait 160.000 TL değerindeki taşınmazın, katılan ...'un damadı olan katılan ...'na devredildiğini, aradaki 116.000 TL farkın ödenmesini teminen suça konu 22.03.2010 tarihli belgenin düzenlendiğini; sanık ...'un, oğlunun borcuna karşılık katılan ...'a önce 150.000 TL'lik senet verdiğini, bu senedin icraya konulması üzerine takipten vazgeçmeleri için adına kayıtlı taşınmazın devri konusunda anlaştıklarını, bu yer satılınca alacaklarını alıp kalan parayı kendisine vereceklerini, anlaşmanın da suça konu belgede yazılı şekilde olduğunu beyan etmeleri karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanıkların üzerlerine atılı suçu katılan ...'tan olan alacaklarını tahsil etmek amacı ile gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin araştırılarak TCK'nin 211. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması yasaya aykırı, 2) Kabule göre de; a-) Özel belgede sahtecilik suçlarında suçun, belgenin kullanılması ile oluşması karşısında; suç tarihinin, suça konu belgenin icra takibinde kullanıldığı 04.11.2010 ve dava dilekçesi ekinde kullanıldığı 06.04.2011 tarihleri yerine suça konu özel belgenin düzenlendiği "22.03.2010" olarak yazılması,

b-) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 24.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/38872 · K. 2022/3548

3 Mart 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/10173 · K. 2022/5908

19 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/42246 · K. 2022/7572

28 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/8582 · K. 2022/8635

16 Mayıs 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/39912 · K. 2022/8761

17 Mayıs 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/38117 · K. 2022/7354

26 Nisan 2022