Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.06.2018 tarih ve 2017/703 E- 2018/530 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2019 tarih ve 2018/2965 E- 2019/245 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalının ortağı olduğu dava dışı şirket arasında ticari yayım sözleşmesi imzalandığını, davalının şirket ortağı olarak ciro ile aldığı bonoları sözleşmenin gereği yerine getirilmediği...
11. Hukuk Dairesi 2020/3123 E. , 2022/3984 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.06.2018 tarih ve 2017/703 E- 2018/530 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2019 tarih ve 2018/2965 E- 2019/245 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalının ortağı olduğu dava dışı şirket arasında ticari yayım sözleşmesi imzalandığını, davalının şirket ortağı olarak ciro ile aldığı bonoları sözleşmenin gereği yerine getirilmediği halde kötüniyetle takibe konu ettiğini, bonoların lehdarı olan dava dışı İhtiyaç Yayıncılık A.Ş.'nin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan 670 sayılı "olağanüstü hal kapsamına alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname" ile Fetö bağlantılı olması sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğunu, bonoların sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilmesine karşılık verildiğini ancak dava dışı şirketin bunu yerine getiremeyeceğini belirtilerek, bedelsiz kalan bonolardan kaynaklı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, takibe konu senetlerin dava dışı şirketçe kâr payı karşılığı verildiğini, senetlerin avans seneti olmadığını ve davacıya sözleşmenin gereği olan yükümlülüklerin şirketin kapanma tarihine kadar yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin lehtarı olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden kaydının re'sen terkin edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği düzenlemesi yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Re...