Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/40595 · K. 2022/13149
Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/40595 K. 2022/13149

E. 2021/40595K. 2022/1314925 Mayıs 2022
başvuru süresi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMKnın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUKnın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün" olarak yanıltıcı nitelikte gösterilmesi nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun...

Karar Metni

4. Ceza Dairesi 2021/40595 E. , 2022/13149 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMKnın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUKnın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün" olarak yanıltıcı nitelikte gösterilmesi nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, somut olayda, aralarında husumet bulunan tarafların adliye koridorunda duruşma saatini beklerken tartıştıkları, tanık polis memurların olaya müdahale ettikleri sırada bankın altında ağzı kapalı bir sustalı çakının bulunduğu, katılan ... beyanında ...bıçağı çıkarıp önce Uğura daha sonra bana göstererek sizi öldürüp, yaşatmayacağım diyerek saldırdı şeklinde anlatımda bulunduğu, katılan ...ın soruşturma aşamasında ...., arka cebinden sustalı bıçağı çıkarıp bana doğrulttuğu sırada koluna vurarak bıçağı yere düşürdüm demesine karşın, kovuşturma evresinde ...bıçağı bana doğru savurdu, bıçak montumun önünü yırttı dediği anlaşılmakla, katılanın montunda yırtık olduğuna dair dosyada mevcut bir tespit olmaması, anlatımlar arasında çelişki bulunması ve sanığın aşamalardaki beyanlarında, bıçağın kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında, her ne kadar sanığın katılanlara sizi öldüreceğim, yaşatmayacağım dediği tüm dosya kapsamıyla sabit ise de; tehdit eylemi sırasında, olay yerinde bulunan bıçağı kullandığına dair katılanların soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı ve sanığın eyleminin TCKnın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanunun 106/2-a. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması, 2) 1 nolu bozmaya uyulması halinde; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1. madde hükmü uyarınca, TCKnın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış ...

Benzer Kararlar

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/43236 · K. 2022/7571

16 Mart 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/43128 · K. 2022/12557

17 Mayıs 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/42266 · K. 2022/11805

9 Mayıs 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/4329 · K. 2022/11060

25 Nisan 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/33662 · K. 2022/14889

13 Haziran 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2021/26122 · K. 2022/11016

25 Nisan 2022